Zorla Birleşme ve Tecavüz


Zorla cinsel birleşme ya da ırza tecavüz mutlaka acı verir mi?
Irza tecavüz ya da kişinin rızası olmaksızın zorla yapılan cinsel birleşme konusu, kamuoyunun ilgisini giderek daha çok çekmektedir. Ayrıca, büyük kentlerin çoğunda bu suç oranı artmaya devam etmektedir. Irza tecavüz bütün kadınlar için, özellikle de kentsel bölgelerde yaşayanlar için potansiyel bir tehdit oluşturduğundan, bu konuyu ayrıntılı olarak tartışmakta yarar vardır.

Irza tecavüzün kadın için duygusal ve fiziksel bakımdan yıkıcı bir deneyim olduğu kesindir. Saldırı sırasında fiziksel başka bir zarar görmeyen ve aktif bir cinsel yaşamı olan kadında bile, tecavüz vajinal doku zedelenmesine ve ağrıya neden olacaktır. Yine de, ABD'de cinsel tecavüze uğrayan her dört kadından üçünün polise ve doktora başvurmadığına inanılmaktadır. Polise ince ayrıntıları anlatarak olayı yeniden yaşamak zorunluluğu, ardından da anlayışlı olup olmayacağı bilinmeyen bir doktorun sorulan ve muayenesi, kadınların tecavüz olaylarını polise bildirme konusundaki isteksizliklerinin nedenleri arasındadır. Çekilenler bununla da bitmez. Tecavüz eden kişi teşhis edilip, yakalanabilirse, çoğu zaman hukuki işlemler sanık lehine sürdürülür. Saldırganın tecavüzden hüküm giymesini sağlamak için, kadının ırzına tecavüz edildiğini ve olayın kadının kışkırtması olmadan gerçekleştiğini kanıtlayabilmesi gerekir. Genellikle de bu, kadının kişiliğinin yargılanması demektir. Ayrıca, penisin vajinaya girdiği ve kurbanın saldırıya direndiği de kanıtlanmalıdır. Bu durumda polise bildirilen ırza tecavüz vakalarının yalnızca yedide birinin mahkumiyetle sonuçlanması doğal değil midir?

Günümüzde konuyla ilgilenen gruplar yasalarda kadınların haklarını koruyacak yönde değişiklik yapılması için çalışmaktadırlar. Ancak, konunun hukuki yönleri ve duygusal destek yanında, tecavüze uğrayan kadına tıbbi yardım yapılmalıdır. Çünkü, kadın belirgin bir fiziksel yara almayacak kadar şanslıysa, zührevi hastalık ve gebelik ihtimali de göz önüne alınmalıdır.

Irza tecavüz vakalarındaki tıbbi işlemler nelerdir?
Olayın ırza tecavüz olduğu tıbbi teşhisle değil, bir mahkemece kararlaştırıldığından, muayene eden doktorların fizik bulgu olmaksızın sonuca varmalarına izin verilemez. Irza tecavüze ilişkin tıbbi raporlarda yalnızca nesnel bulgular yer almalıdır. Bu da, varsa herhangi bir belirgin fiziksel yara yanında, kadının genel görünümünün ve özellikle genital organlarında hasar belirtilerinin ayrıntılı ve yazılı olarak tespit edilmesi demektir. Kadın saldırgan aleyhinde dava açacaksa, tıbbi muayene öncesinde banyo yapmaması ya da giysilerini değiştirmemesi özellikle önemlidir. Tipik ırza tecavüz vakalarında bile penisin vajinaya zorla girdiği dikkatli bir tıbbi muayeneye rağmen her zaman doğrulanamadığından, yırtılmış ya da kanlı giysiler gibi kadının ifadesini destekleyecek kanıtların mutlaka korunması ve ilgililere sunulması gerekir.
Dikkatli bir fizik muayene yanında bazı laboratuar tahlillerinin de yapılması gerekir.

Ne gibi laboratuar tahlilleri?
Gerçi ırza tecavüz sanığının mahkum olması için penisin vajinaya girdiği zaman ejokülasyon (boşalma) olması zorunlu değildir, ama vajina içinde ya da çevresinde meni bulunması son derece yararlı olabilir. Bu nedenle, vajina ve vulvadan alınan örneklerde menide bulunan bir enzim olan asid tosfataz aranır. Ayrıca meniye bazı testler uygulayarak saldırganın kan grubunu tespit etmek de mümkün olabilir. Vajinanın üst kısmından ve vulvadan alınan materyalde hemen hareketli sperm de aranır. Bunun yanında, vajina, serviks ve rektumdan alınan yayma ve kültürlerde gonore aranması da, ırza tecavüzden kuşkulanılan bir vakada muayenenin vazgeçilmez bir parçasıdır.

Tecavüz edilmiş bir kadını zührevi hastalıktan korumak için ne yapılır?
Birincisi, cinsel saldırıya uğrayan her kadın zührevi hastalıkları karşı koruyucu olarak antibiyotik tedavisi görmelidir. Kas içine yapılan 2.4 milyon ünite benzathine penicillin G (Pena-dur) kadını gonoreden (bel soğukluğu), hatta belki de frengiden koruyacaktır. Penisilin alerjisi varsa, uygun başka antibiyotikler verilmelidir. Genore için alınan yayma veya da kültürler müspet çıkarsa, kültürler tekrarlanarak hastanın izlenmesi gerekir. Frengi için bir kan tahlili yapılması doğru olacaktır. Spiroketlerin (frengi mikrobu) kuluçka devri 10-90 gün arasında olduğundan, saldırıdan hemen sonra frengi kan testinin müspet çıkması hastalığın kadında önceden bulunduğunu gösterir. Test müspet çıktığı takdirde kadının derhal tedavi edilmesi gerektiği açıktır. Kan testinin negatif çıkması halinde, saldırıdan 6 ile 12 hafta sonra testin tekrarlanması gerekir. Frengi kan testi saldırıdan 90 gün sonra yine menfi çıkarsa, kadın hastalığı kapmadığından emin olabilir.

Tecavüze uğrayan bir kadının gebe kalmaması için ne gibi önlemler alınır?
Günümüzde doktorların çoğu gebeliğe karşı bir önlem olarak, sentetik bir östrojen olan diethylstilbestrol (DES) kürü (beş gün süreyle günde iki kere 25 mg.) önermektedirler. Cinsel birleşmeyi izleyen yetmişiki saat içinde başlandığı takdirde, yüksek dozda östrojen döllenmiş yumurtanın rahim iç örtüsüne yuvalanmasını önlemektedir. Kadının o adet siklusunda gebeliği önleyici bir önlem almaksızın cinsel birleşme yapmaması konusunda da uyarılması önemlidir. Tedaviyi izleyen üç ya da dört hafta sonunda adet kanaması olmazsa, menstrüel ekstraksiyon ya da kürtaj tavsiye edilir. Doğrudan cinsel tecavüz sonucu kadın gebe kalırsa, doktorların çoğu gebeliğin tıbbi düşükle sonlandırılmasını önerirler. Gebe kaldıkları takdirde düşük yaptırmayı kabul etmeyen kadınlara diethylstilbestrol (DES) verilmemelidir, çünkü bu ilacın kız bebeklerde vajina kanserine yol açabileceği öne sürülmektedir. Bu gibi durumlarda başka östrojenler kullanılabilir: Estinyl (beş gün süreyle günde iki kez 2 mg.) ya da Premarin (beş gün süreyle günde iki kez 25 mg.)

Gebelik konusunda yukarıda değinilen önlemler dışında, tecavüze uğramış bir kadında normal cinsel birleşmeye başlama tarihinin, varsa kadının fiziksel yaralarının derecesine ve olayın kadını duygusal bakımdan ne ölçüde yaraladığına bağlı olacağı açıktır.