Yumurtalık Kanseri

Kategorisi

Yumurtalık kanserinin yüzdesi, serviks ve endometrium kanserlerininkinden düşükse de, yumurtalık kanserinden ölümler, rahim kanserinden olan ölümler kadardır. Bundaki olağanüstü öldürücülüğün nedeni açıktır. Erken belirtileri bulunmadığı için vakayı erken ele geçirme ender olur. Yumurtalık kanseri teşhis edildiğinde, çoğu kez çok uzaklara yayılmış bulunur.

Öbür jinekolojik kanserlerin tersine, yumurtalık kanseri östrojen tarafından pek etkilenmez. Bu tip kanser için yüksek risk grupları da bilinmemektedir ve görünüşe göre, beslenme de rol oynamamaktadır. Bazı araştırıcılar, LH ve FSH gonadotro-pinlerinin yumurtalıkları tahriş ettiğini ve böylece onları kanserleştirdiklerini düşünmektedirler. Bu doğruysa, östrojenin yumurtalık kanserini engellemesi gerekir, fakat şu ana kadar bunu destekleyecek bir kanıt yoktur. Bu konuda çalışmalar yapılmaktadır.

Teşhis ve Tedavi

Yumurtalık kanserinin kadınlardaki bütün kanser ölümlerinin yüzde 6'sını oluşturduğu tahmin edilmektedir. Yumurtalık kanseri doğum yapma çağında da görülebilirse de, en çok menopozdan sonra, ortaya çıkmaktadır. Hastalık değişik tiplere göre değişik belirtiler gösterir ve genellikle gaz sancısı ve karında gerginlikle kendini belli eder. Yumurtalıklar bağırsaklarla çok yakın olduğu için yumurtalıklardaki bir kanser bağırsakları da etkiler. Bu nedenle bir kadında olağan dışı, sürekli bir gaz sancısı durumunda bir jinekologa başvurmalıdır çünkü bir dahiliyeci aylarca hiçbir neden bulamayabilir. Gaz sancılarının arkasından, zayıflama ve halsizlik başlar ki, bunların hepsi de silik belirtilerdir. Doktor özel olarak yumurtalık kanseri aramadıkça, çok defa gözden kaçar.

Birçok uzman menopozdan sonra artık bir yararı kalmadığı için yumurtalıkların büzüldüğüne inanır. Pelvis muayenesi sırasında bunların elle hissedilmeleri zordur. Menopozdan sonra bir kadın gaz sancılarıyla jinekologa başvurur ve yumurtalıkları kolayca ele gelirse, kanser olasılığı bakımından yumurtalıkları muayene etmek için bir laparotomi yapılmalıdır. Kadının jinekologuna daha sık başvurmasıyla, yumurtalık kanserinden olan birçok ölüm olmayabilirdi. Menopozdan sonra pelvis muayeneleri en az yılda bir defa, gaz sancıları bulunduğu takdirdeyse iki kez yapılmalıdır, çünkü yumurtalık kanseri çok çabuk gelişir.

Bilim adamları halen kan testleri üzerinde çalışmalar ve yumurtalık kanserinin teşhisi için idrar tahlilleri üzerinde incelemeler yapmaktadırlar. Erken teşhisin çok zor oluşu nedeniyle, bu testlerin geliştirilmesi, Özellikle bu hastalıkta çok önemlidir. Şu anda en büyük teşhis yöntemi, yumurtalık biyopsisidir, fakat o da ancak yumurtalık kanseri kuşkusu bulunduğu takdirde yapılmaktadır.

Yumurtalık kanserinde yapılan tedavi, genellikle, total histeroktomi ve iki yanlı salpingo ooferektomi, yani yumurtalıkların ve fallop tüplerinin çıkarılmasıdır. Çoğu kez kanserin yayılmasına maruz kaldığı için, omentum denilen, karın zarının mideye bağlı yağlı bir kıvrımı da çıkarılır. Ameliyatın arkasından bütün karın ışınlanır ve daha sonra kemoterapi yapılır.