Tüberkülozun Belirtileri Nelerdir?
Tüberküloz sinsi seyirli fakat uzun vadede eritici bir hastalıktır. Eski Yunanlılar bu hastalığa "fitizis" adını vererek dokularda meydana getirdiği erime-yıpranmayı ifade etmişlerdir. 1940'ların öncesinde, yani tüberküloz ilaçlarının olmadığı dönemlerde de ülkemizde bu hastalığa "İnce hastalık" denilirdi. Uzun sürede ama giderek ilerleyen zayıflama, hastaların solgun görünümü anlatılmak istenmiştir.
Tüberküloz hangi dokuda olarsa olsun gösterdiği ortak belirtiler vardır. Bunlar, zayıflama, iştahsızlık, gece teri, çoğu kere fazla yükselmeyen 37°C nin biraz üzerinde seyreden ateş gibi bulgulardır. Hastalarda bunların bazen bir tanesi, bazen bir kaçı birlikte olmaktadır. Diğer belirtiler ise yerleştiği organa göre değişir. Akciğer tüberkülozunda; öksürük, balgam, kanlı balgam, kan tükürme, sık rastlanan bulgulardır. Zatülcenp söz konusu ise, öksürmekle, derin nefes almakla artan sırt ve yan ağrıları olur. "Bıçak saplanır gibi" tanımlanan şiddetli ağrılardır. Akciğer zarında fazla sıvı toplanırsa (sulu zatülcenp) nefes darlığı görülür. Böbrek tüberkülozunun en önemli bulgusu idrarda kanamadır.
Kemik tüberkülozu, herhangi bir kemikte olabilir. Fakat en çok bel omurlarını tutar (Pott hastalığı). Kemik dokusunda erime ve çökme vardır. Buna bağlı olarak ağrı, yürürken aksama olur. Ayrıca buralardaki cerahatin dokularda ilerleyip, sonrada cildi eriterek akmasına bağlı, zor kapanan yaralar oluşabilir. Bu yaralar kasık veya kalça bölgesinde çok rastlanır. Kadınlarda rahim ya da tüpleri tutmuş olan tüberküloz, adet bozukluklarına ve çocuk sahibi olamamaya (stérilité) yol açar. Merkez sinir sisteminde görülen tüberküloz (menenjit tüberküloz, beyin tüberkülozu gibi) baş ağrısı, kusma, şuur bulanıklığı ve daha pek çok nörolojik bulgular verebilir. Lenf bezlerinin tutulması (adenit tüberküloz) genellikle boyun bölgesinde olur, ama vücudun diğer kısımlarındaki lenf bezlerini de ilgilendirebilir ve bunların şişmesine sonra da yumuşayıp içindeki cerahatin akmasına neden olur. Yukarı solunum yollarında en çok gırtlak bölgesine yerleşir (larenks tüberkülozu), ses kısıklığı ve öksürük yapar.
Değişik tüberküloz çeşitleri arasında, bütün toplumlarda ve bizim toplumumuzda da en çok rastlanılanı akciğer tüberkülozudur. Hastalığın bulaşmasından sorumlu olan da tüberkülozun bir şeklidir. Fakat belirtileri başka bir çok hastalığa eşlik edebilir. Hele öksürük ve balgam genellikle ihmal edilen, geçeceği umularak hekime başvurmadan sürümcemede bırakılan bulgulardır. Üstelik sigara içen erişkinler bu iki yakınmayı sigaraya atfederek fazla aldırmazlar. Bütün bu nedenlerle akciğer tüberkülozunu çok erken yakalamak mümkün olmayabilir. Ancak hastalığa eşlik edebilecek diğer bulgular dikkat çekici ise (kanama gibi, ateş gibi) hasta hekime başvurmak gereğini duyar. Yapılan epidemiyolojik bir çalışmada, akciğer tüberkülozunun belirtilerinin başlangıç tarihi ile hastaların hekime başvurduğu tarihler incelenmiş ve pek çok sayıdaki hastalardan elde edilen sonuç şu olmuştur: Hastalar, belirtilerin başlamasından 3 ila 4 ay sonra hekime başvurmaktadırlar. Bu durum hastalığın sinsi seyrine iyi bir örnektir.

Son yorumlar
1 hafta 5 gün önce
4 hafta 22 saat önce
7 hafta 9 saat önce
11 hafta 2 gün önce
11 hafta 2 gün önce
16 hafta 20 saat önce
16 hafta 2 gün önce
16 hafta 3 gün önce
16 hafta 6 gün önce
18 hafta 1 gün önce