Tüberküloz Nasıl Bulaşır ?


Tüberküloz

Tüberküloz mikrobunun en önemli kaynağı, akciğer tüberkülozu olup, balgamı ile mikrop çıkaran hastalardır (her hasta mikrop saçmaz). Böyle hastaların konuşma, gülme, öksürme veya aksırma gibi eylemleri sırasında havaya gözle görülmeyecek kadar küçük damlacıklar saçılır.

Bu damlacıkların her birinde birkaç mikrop bulunur. Böyle damlacıkların bulunduğu havayı soluyan kişilere hastalığın bulaşma şansı vardır. Tüberküloz akciğer dışında, başka organ veya "dokularda da oluşur. (Kemik, akciğer zarları, üreme organları vs). Bu dokulardaki hastalığın bir başka kişiye bulaşma olasılığı zayıftır. İnsan için, havadaki damlacıklar dışında bir başka mikrop-kaynağı inek sütüdür. Mikroplu sütlerin içilmesi halinde, mikrop sindirim sistemine girerek burada hastalık yapar. İnek tüberkülozunun sütle bulaşmasının nedeni, mikrobun ineğin meme guddelerine yerleşmiş olmasıdır.

Tüberküloz mikrobu ile hiç karşılaşmamış sağlıklı bir insana mikrop ilk kez bulaşırsa (ki bu genellikle akciğerler yoluyla olur) meydana gelen hastalık genellikle bulgu vermez. Bu ilk karşılaşmada vücudun bağışıklık sistemi tüberküloz mikrobunu tanıyarak, bir anlamda mikropla savaşma yeteneği kazanır. Bu ilk hastalık sırasında tüberküloz mikrobu kana karışarak vücuttaki muhtelif dokulara ulaşır. Bu suretle, kemik, merkez sinir sistemi, böbrekler, üreme organları, karın organlarını saran zar (periton) gibi birçok dokuya tüberküloz mikropları yerleşir. Mikrobun vücuda girişini izleyen 4-10 hafta zarfında bağışıklık sistemi mikrobu tanıyıp, savaşma yeteneği kazanır ve dokulardaki mikroplar sınırlanır, bir kısmı öldürülebilir, bir kısmı da söz konusu dokularda hastalık yapmaksızın fakat canlılıklarını koruyarak yıllarca buralarda kalırlar. Böylelikle, ilk bulaşmada görülen hastalık fazla belirti vermeden % 90 hastada sınırlanmış ve geçirilmiş olur. Ancak % 10 olguda bu ilk bulaşma ile vücutta oluşan olaylar sınırlandırılamaz ve bazı ciddi hastalık belirtileri ortaya çıkar. Bu ilk bulaşma genellikle çocukluk yaşında olursa da bu bir kural değildir. Her yaşta görülebilir, ilk bulaşma bulgu verse de vermese de, daha sonraki yıllarda böyle bir insanda herhangi bir organ veya dokusunda uyur durumda bulunan mikropların aktivasyon kazanıp çoğalması ile tüberküloz hastalığı gündeme gelir. Başka bir deyişle, daha önce tüberküloz mikrobu ile karşılaşmış bir kimsede ileriki yıllarda, tüberküloz oluşması için dış ortamdan tekrar mikrop bulaşmasına gerek yoktur. Vücutta, dokularda uyur biçimde bulunan mikroplar hastalık yapar. Bu mekanizma ile oluşan tüberküloz en çok akciğerlerde ortaya çıkar. Akciğer dokusu oksijenden zengin olduğu için basillerin yaşaması ve çoğalması uygundur. Fakat diğer dokularda da meydana gelebilir. Böylece kemik tüberkülozu, eklem tüberkülozu, beyin tüberkülozu, böbrek tüberkülozu, rahim tüberkülozu, lenf bezlerinin tüberkülozu (adenit tüberküloz sıraca), karın zarlarının tüberkülozu (peritonit), akciğer zarlarının tüberkülozu (tüberküloza bağlı zatülcenp) gibi, erişkinde rastlanılan değişik tüberküloz biçimleri ortaya çıkabilir. Ya da bu dokulara sınırlı kalmayarak alevlenen bir odaktan kana karışıp, kan yoluyla bütün dokulara yayılarak ağır seyirli bir tüberküloz biçimi meydana gelebilir (miliyer tüberküloz).