Sivilce Nasıl Oluşur?
Derinin yağ bezleri kıl kökleri ile daimi bir bağlantı içindedir. Yağ bezleri kıl köküne açılırlar ve her kılın etrafında birkaç tane yağ bezi bulunur. Sivilce olarak bilinen akne, yağ bezleri ve kıl kökünü ilgilendiren bir hastalıktır.
Aknenin oluşumunda birçok faktörün etken olduğu düşünülmektedir. Bunlar hormonlar, besinler, ilaçlar, psikolojik etkiler, mikroplar, kalıtsal bazı özellikler olarak sıralanabilir. Ancak bunların içerisinde en çok üzerinde durulanlar hormonlar ve mikropların etkileridir. Yine de sivilcelerin kesin nedeni tam olarak bilinmemektedir.
Akneli hastaların normal kişilere göre sebum denilen yağ salgılarının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Yağ bezlerinin büyümesi ve salgı durumları erkek hormonlarına bağlıdır. Bu hormonlar kadınlarda da belirli ölçülerde salgılanmaktadır. Nitekim yağ salgısının azlığı nedeniyle ergenlik öncesinde klasik akneye rastlanmaz. Kıl köklerinin adeta bir huniye benzeyen boyun kısmında deriye ait mikroplar, yabancı cisimler, tozlar, sebum denilen yağlı madde ile kümelenir ve tutunurlar. Böylelikle sivilcelerin temeli olan siyah notalar gelişir. Fakat iltihabı reaksiyona neden olan doğrudan doğruya mikroplar değildir. Mikroplar dolaylı olarak yağlar üzerinde yaptıkları etki ile rol oynamaktadırlar.
Yukarda ifade edilen etkenlerin dışında diyet, terleme, mesleki nedenler, güneş ışınları ve psikolojik gerilimin de sivilcelerin gelişiminde az ya da çok etkileri bulunabilir. Birçok yönüyle araştırılmış olsa da sivilcelerin oluşumunda etken olan kesin mekanizma henüz bilinmemektedir.
Sivilceler yalnızca ergenlik döneminde mi görülür ?
Sivilce olarak nitelenebilecek deri belirtileri yalnızca ergenlik döneminde görülmez. Klasik akne hormonal etkiler nedeni ile ergenlik dönemiyle birlikte ortaya çıkar ve bu yaşlarda şiddetli seyreder. Ancak bu klasik akne tipi dışında birçok tablo vardır. Yeni doğanlarda, bebekler ve çocuklarda klasik akneye çok benzer belirtiler görülebilir. Ayrıca kadınlarda adet dönemi öncesinde varolan klasik akne belirtilerinde artış olabileceği gibi klasik akne tablosu ortadan kalktıktan sonra aynı dönemlerde sivilce gelişimi devam edebilir. Burada hormonal etkiler düşünülmektedir. Nitekim gebeliği önleyici ilaçlar bu gibi olgularda ayrıca klasik akne tablosunda da yarar sağlayabilmektedir. Bunların dışında çeşitli ilaçlara bağlı olarak veya dış etkenlerin oluşturduğu klasik akne belirtilerine benzer sivilceler de mevcuttur. Özellikle kozmetik maddeler ve makine yağları, daha ziyade normal akne belirtilerinin görülmediği kol ve bacaklarda çok benzer belirtilere neden olabilirler ve bunlar her yaşta ortaya çıkabilir. Ayrıca klasik akne de ergenlikle birlikte ortaya çıkmakla beraber kişinin kalıtsal özellikleri ve deri yapısına göre ileri yaşlara kadar devam edebilir. Yine de klasik akne 30 yaşın üzerinde çok sık görülmez.
Sivilce tedavisinde dikkat edilmesi gerekenler nelerdir? Aşırı yağlı yiyecekler sivilce oluşumunu arttırır mı ?
Sivilce tedavisinde hasta yönünden öncelikle özen gösterilmesi gereken hekim ile işbirliğidir. Zira sivilce tedavisi dünyanın hiçbir ülkesinde iyileştirici olmayıp belirtileri en aza indirgemeyi ve varolan belirtilerin kalıcı iz bırakmadan iyileşmesini amaçlamaktadır. Sivilce tedavisinde birkaç haftada kesin çözüm sağlayabilecek hiçbir tedavi seçeneği mevcut değildir. Tedaviye rağmen yeni sivilcelerin belirmesi çoğu olguda kaçınılmazdır. Hastanın düşünmesi gereken tedavinin yarar sağlamadığı değil sözkonusu tedavi olmadan belirtilerin daha şiddetli olacağıdır, ilaç uygulaması genelde soyucu etkiye, sivilce oluşumunda rolü bulunan mikropların yok edilmesine ve yağ salgısının azaltılmasına dayanmaktadır. Hastanın düzenli olarak kontrollerine uyması uygulanacak tedavinin ayarlanması yönünden önemlidir.
Hasta tarafından en çok merak edilen konuların başında yiyeceklerin rolü gelmektedir. Ancak diyet, aknenin iyileşmesinde tek başına etken bir faktör değildir. Alınan gıdaların akne oluşumunda belirli bir rolü olduğu bazı hekimler arasında da yaygın bir kanıdır. Ancak yapılan araştırmalarda bunu kanıtlayacak bir bulgu saptanmamıştır. Yağıl besinlerden ziyade gazozlu içecekler ve kuruyemişlerin rolü üzerinde daha fazla durulmaktadır. Çikolata ve hayvansal yağların ise sivilce gelişimini artırıcı bir etkisi gözlenmemiştir.
Yüzde, iyileşen sivilcelerin yerinde kalan çökük izlerin yokedilmesi mümkün müdür?
Aknenin derin iltihabi ve kistik denilen şekillerinde iyileşen akne elemanlarının yerinde kalıcı, çökük, çirkin izler gelişir. Bunların düzeltilebilmesi için bazı cerrahi teknikler kullanılmaktadır. Bunlardan biri "dermabrazyon" denilen bir tür zımparalama işlemidir. Bu yöntemde derinin yüzeysel tabakaları kaldırılarak dokunun kendini yeniden tamir etmesiyle izlerin bir kısmının tamamen yok olması bazılarının ise daha az belirgin bir hale gelmesi mümkündür. Uygulama dakikada 24.000 devir yapan bir mil üzerindeki tel fırça veya zımpara kağıdı sarılmış silindirler ile yapılır.
Bir diğer yöntem "kriyoterapiş" denilen ve dondurma işlemi ile dokunun tahrip edildiği tekniktir. Bu amaçla genellikle sıvılaştırılmış azot kullanılmaktadır. Bu madde -195°C'lik bir soğuk sağlamaktadır. Sıvı azotun püskürtülmesiyle gerçekleştirilecek kısa süreli bir donma dermabrazyon tekniğinde olduğu gibi derinin yüzeysel kısımlarının ayrılmasını sağlayacaktır. Ancak bu yöntemler hasta için oldukça zahmetli ve zaman alıcı olup ciddi estetik bir bozukluk olmadan önerilmez.
Sinirsel gerginlik sivilce gelişmesinde rol oynayabilir mi ?
Sinirsel gerginliğin akne oluşumunda direkt bir rolü sözkonusu değildir. Ancak ruhsal gerilimiler akneye neden olmamakla beraber akne, ruhsal gerilime yol açabilmektedir. Bu durum özellikle gençlerde çok belirgindir. Birçok hasta aknenin başlangıç elemanları olan siyah noktalar ve kıl köklerini ilgilendiren iltihapsız kabarıklıkları tahrip etmekle akne gelişimini engelleyebilecekleri kanısındadırlar. Ancak gerçek tamamen ters olup bu elemanların sıkılması ya da koparılmasının belirtileri daha da şiddetlendireceği doğrultusundadır. Hatta klasik akne dışında belirli bir ruhsal gerilim içerisinde olan kişilerde özellikle yüzün tırnaklanıp, küçük kabarıklıkların sıkılması ile yapay olarak gelişen akne tablosu da mevcuttur. Bu nedenle akne ya da akneye benzer elemanlara hasta tarafından kesinlikle müdahale edilmemesi gerekir

Son yorumlar
1 hafta 5 gün önce
4 hafta 22 saat önce
7 hafta 9 saat önce
11 hafta 2 gün önce
11 hafta 2 gün önce
16 hafta 20 saat önce
16 hafta 2 gün önce
16 hafta 3 gün önce
16 hafta 6 gün önce
18 hafta 1 gün önce