Memenin Gözden Geçirilmesi
Bilindiği gibi memede hem iyi (selim), hem de kötü (habis) özellikte türlü hastalıklar ortaya çıkmaktadır. Her kadının, memesinde oluşabilecek bu tür değişikliklere karşı uyanık olması gerekir. Bu uyanıklık, rahatsız edici sürekli bir korku biçiminde değil, belli aralıklarla her iki memenin bilinçli olarak gözlenmesi biçiminde yansımalıdır.
Her kadın kendi memesini çok kolay yöntemlerle yoklayabilir ve gelişmekte olan bazı olayları daha başında anlayabilir. Bu da bazı olumsuz gelişmelerin çok erken bir dönemde anlaşılarak önlem alınmasını sağlar. Her kadın kendi memelerini hiçbir alet kullanmadan yalnızca görme ve dokunma duyularını kullanarak yoklayabilir. Gözle yapılan muayeneye "inspeksiyon" dokunma duyusuyla yapılana "palpasyon" denir. Memeler önce inspeksiyon yöntemiyle yoklanır, yani önce gözlerle incelenir. Sonra da dokunma duyusuyla yani palpasyon yöntemiyle gözden geçirilir. Bunların dışında, çok çeşitli, gelişmiş muayene ve inceleme yöntemleri vardır. Ancak bunlar hekim tarafından uygulanabilir.
Memelerin görme duyusu ile gözden geçirilmesi
Memenin gözden geçirilmesine başlamadan önce belden yukarısı bütünüyle çıplak olmalı ve vücudun bir bölümünü gösterebilecek büyüklükte bir ayna "bulunmalıdır. Ayna karşısında bir tabure ya da sandalye üzerine oturup her iki memenin de görülüp görülmediği son kez denetlenir. Daha sonra da kendi kendine ' memelerin gözden geçirilmesine başlanır.
- önce eller bacakların üzerine konularak her iki memenin simetrik olup olmadığına bakılır. Bu arada her iki meme başının, aynı yatay çizgi üzerinde olup olmadığına da dikkat edilir.
- Daha sonra her iki memenin eşit büyüklükte olup olmadığına bakılır. Genellikle memelerden biri ötekinden biraz daha büyüktür. Buna bağlı olarak da o memede meme başı biraz aşağıda olabilir. Bazı kadınlarda memeler, ergenlik döneminden başlayarak eşit büyüklükte gelişmezler. Bu gibi durumlar bir hastalık belirtisi olarak görülmemelidir. Fakat sonradan gelişen belirgin bir büyüklük farkı ya da her iki memenin gebelik ve emzirme dönemleri dışında görünür bir biçimde büyümesi, bir hastalığı akla getirir. Büyümenin nedeni basit bir kist olabileceği gibi, kötü huylu (habis) bir gelişine de olabilir.
-Aynadan meme kenarları dikkatle izlenir ve meme kenarlarının düzgün ve memeye özgü biçimde kavisli olup olmadığına bakılır. Meme kenarlarında olağan durumun dışında bir çıkıntı ya da girintinin bulunması iyi huylu (selim) ya da kötü (habis) bir hastalık olduğunu akla getirebilir.
- Meme derisinde içe doğru bir çekildiğin olup olmadığı incelenir. Bu çekiklik, çizgi biçiminde olabileceği gibi küçük bir çukur biçiminde de görülebilir. Meme derisinde bu tür içe çekilmelerin bulunması daha çok kötü (habis) bir olayı akla getirir. Böyle bir çekikliğin belirlenmesi durumunda, hiç zaman geçirmeden bir hekime. başvurmak gerekir.
- Meme derisinde "portakal kabuğuna benzer bir görünüm olup olmadığına bakılır. Bu durumda meme derisinde çok sayıda küçük çukurcuklar görülür. Portakal kabuğu görünümü kötü (habis) Bir hastalık olasılığını güçlendirir. Meme derisinin lenf damarlarının tümör hücreleriyle sarılması, kimi araştırmacıya göre ise, "Cooper bağlarının tümör hücreleriyle kaplanması bu belirtiye neden ' olmaktadır. Portakal kabuğu i görünümü belirlendiği durumlarda da yine hiç zaman geçirmeden hekime başvurmak gerekir.
- Meme derisinde kızarıklık ya da ülser yarasının olması, iyi huylu (selim) ya da kötü (habis) bir gelişmeyi akla getirir.
- Meme derisinde mavi mavi damarların görünüp görünmediğine bakılır. Bu durum derisi çok ince, ya da açık renkli olan bazı kadınlarda görülebilir. Bu olağan bir durumdur ve bir hastalık belirtisi değildir. Ancak sonradan ortaya çıkan ve meme derisinin belli bir bölgesinde yoğunlaşan mavi mavi bu yeni damarlanmalar hastalık belirtisidir.
- Meme derisinde ödem olup olmadığı gözden geçirilmelidir. Meme derisinde ve özellikle meme başı çevresinde kızarıklık olup olmadığına bakılır. Bu gibi kızarıklıklara egzama teşhisiyle egzama tedavisi uygulanır. Tedaviye karşın en çok bir ay içinde iyi olmayan meme derisindeki egzama teşhisine kuşkuyla bakmak gerekir. Çünkü memedeki "paje" hastalığı kendisini, meme derisi egzamasına benzer bir görünümle ortaya koyar. Paje hastalığı bir "süt kanalı içi kanseri"dir (intraduktal karsinoma).
-Meme başı dikkatle incelenmelidir. Meme başının içeri çekik olup olmadığına bakılır. Bazı kadınlarda meme başı doğuştan içe çekiktir. Bunun kadın için hiçbir sakıncası yoktur. Yalnızca emzirme sırasında çocuğa biraz güçlük çıkarır. Doğuştan içe çekik olan meme başı, areola bölgesinden yavaşça sıkılacak olursa dışarı çıkar. Eğer meme başının içeri çekilmesi sonradan gelişmişse, areoladan iki parmak arasında sıkılmakla da dışarı çıkmıyorsa kötü (habis) bir gelişmeyi akla getirmelidir. Tümör hücrelerinin süt kanallarını kaplamaları, meme başının içeri çekilmesine neden olur.
-Meme başı areolanın ortasında bulunur. Meme başının areolanın bir kenarına çekilmesi ya da yukarı dışa (koltuk altına doğru) bakması kötü (habis) bir gelişmenin belirtisi olabilir. -Meme başından bir akıntının gelip gelmediği incelenir. Böyle bir akıntı sutyeni kirletmiş olabilir. Bu nedenle meme başında akıntı olmasa bile sutyenin iç yüzüne bakmakta yarar vardır. Bazı durumlarda meme başı akıntısı kendiliğinden değil, meme başının yavaşça sıkılmasıyla gelir. Akıntı serum, süt koyuluğunda, kanlı ya da karışık olabilir. Bu tip akıntılar ve özellikle kanlı akıntılar kötü (habis) gelişmeleri akla getirebilir.
Ancak bazı durumlarda meme başından süt koyuluğunda bir akıntının gelmesi doğal karşılanır. Örneğin, doğum kontrol hapı kullanan bazı kadınlarda, şiddetli adet gören kadınlarda, gebeliğin son altı ayında, uzamış emzirme dönemlerinde ve yaş dönümüne (menopoza) yakın dönemlerde meme başından süt koyuluğunda akıntı gelmesi hastalık belirtisi değildir. Ancak yine de, emzirme ve gebelik dönemleri dışındaki meme başı akıntılarının herhangi bir hastalığa bağlı olup olmadığının araştırılmasında yarar vardır.
-Her iki el bele kenetlenerek bel güçlü bir biçimde sıkılır. Bu sıkma işlemi sırasında her iki memenin hareketleri aynadan izlenir. Bu-sırada meme hareketlerinin birbirine eşit olup olmadığına bakılır. Meme derisinde çukur ya da çizgi biçiminde bir çekilmenin oluşup oluşmadığına dikkat edilir. Meme başlarında da bir çekilmenin gelişip gelişmediği incelenir. Meme kenarlarının düzgünlüğünün ve eğimliliğinin, memeler arasındaki simetrinin korunup korunmadığına bakılır. Bu arada her iki meme başının aynı yatay çizgi üzerinde bulunup bulunmadığını da incelemek gerekir. Olağanın dışındaki belirtiler, hastalığı akla getirir ve bu durumda bir hekime başvurmak gerekir.
-Daha sonra her iki kol yukarı kaldırılarak memeler bir üstte anlatılan biçimde yeniden gözden geçirilir.
-Son olarak da ayna karşısında vücut belden kırılıp öne eğilir. Bu durumda memeler yeniden aynadan incelenir. Burada dikkat edilecek nokta, her iki memenin de aşağı doğru aynı boyda uzanmış olup olmadıklarıdır. Eğer bir meme daha yukarıda ise bu kötü (habis) bir gelişmenin belirtisi olabilir. Bu inceleme yapılırken her iki omuzun da aynı düzeyde olmasına özen gösterilmelidir.

Son yorumlar
9 hafta 1 gün önce
9 hafta 1 gün önce
11 hafta 2 gün önce
11 hafta 3 gün önce
12 hafta 3 gün önce
13 hafta 11 saat önce
13 hafta 1 gün önce
18 hafta 3 gün önce
19 hafta 2 gün önce
20 hafta 3 gün önce