Mastürbasyon Yapma Seviş
Bazıları, mastürbasyonu çocuklara ve yetişkinlere "büyük bir kusur, çok tehlikeli bir olay ve sağlığa zararlı" diye tanıtmıştır. Yalnız modern cinsel bilim, mastürbasyonu, çocukluk ve yetişkinlik cinselliğinin "bütünüyle normal bir geçiş dönemi" olarak onaylamıştır. Genç daha henüz ergenleşmeden, cinsel yaşantı kendisini çok çeşitli biçimler altında gösterir. Cinsel olgunlaşma sürecine geçişi gerçekleştiren bu biçimlerden birisi de mastürbasyondur. Ancak çok uzun bir süre, mastürbasyonu çocuklara ve yetişkinlere "büyük bir kusur, çok tehlikeli bir olay ve sağlığa zararlı" diye tanıtmıştır. Yalnız modern cinsel bilim, mastürbasyonu, çocukluk ve yetişkinlik cinselliğinin "bütünüyle normal bir geçiş dönemi" olarak onaylamıştır.
Cinsel olgunlaşmadan önce çocukların ve gençlerin kendi kendilerine ya da karşılık olarak arzularını gidermesi, gerçekte bedenin doğal tepkileridir. Gençler tam cinsel olgunluğa vardığı zaman, bu yaşta cinsel ilişki kurmak resmen ve toplumsal olarak yasak olduğundan ya da hiç olanak bulamadıklarından, koşullanmış da olsalar, mastürbasyon genellikle onlar için tek çıkar yol olarak kalmaktadır. Oysa, ilkel toplumlarda ergenlerin mastürbasyon yapması doğal bir cinsel olay değildir ve anlamı da yoktur. Çünkü onlar, gençlerin cinsel ilişki kurmalarını yasaklamazlar. Sağlıklı genç bedenlerin cinselliğin en doğal biçimiyle tanışması, mastürbasyonu gereksiz kılmaktadır bu toplumlarda.
Gerçekten de, ergenlik çağındaki mastürbasyon, salt cinsel sağlık açısından, cinsel ilişki kurmaya göre bir dizi kötülüğü beraberinde getirmektedir. Önce cinsel yaşamda genci kendi içine dönük yapmaktadır. Ayrıca genç, cinsel doyuma mastürbasyonla "daha zahmetsiz" ve kolaylıkla ulaşmakta, bu yüzden karşı cinsten birisini aramak için istek zayıflamaktadır. Cinsel doyum ve cinsel gerilimin düzenli olarak boşalması, cinsel yaşamı kendi kendine düzenler. Ancak "ahlakçı eğitim" yüzünden gençler doğal cinselliklerinden haz duymamakta ve gerilimlerini hiçbir zaman giderememektedirler.
Kuşkusuz çocukların, ergenliğe yeni adım atmış gençlerin mastürbasyonu denemeleri doğaldır. Ne var ki, günümüzde çoğu gençler arasındaki mastürbasyon süreci, toplumun cinsel ilişkileri engellemesi yüzünden uzamaktadır. Düzenli cinsel ilişkiye geçmeyip çok uzayan bir mastürbasyon döneminin tehlikesine karşı gençleri uyarmalıyız. Mastürbasyon doyum işlevini yerine getirmemeye başladığı, tiksinme ve suçluluk duygusu verdiği andan itibaren, bu gencin cinsel ilişki dönemi başlamalıdır. Ancak burada, toplumsal düzenin "cinsel ilişkiyi engellemesi" sorunu karşımıza çıkmaktadır. Cinsel yaşamda olgunlaşmayı ya da olgunlaşmamayı belirleyecek kesin bir sınır koymak saçmadır. "Onaltı yaşına değin cinsel ilişki kurma hakkına sahip değilsin, ama onaltıncı yaş gününden itibaren sana izin var..." Oysa, gencin dürtüleri ona çok daha önce bu "izni" vermiştir.
Cinsel sorunlar danışma merkezlerinde karşılaştığımız cinsel rahatsızlıklar taşıyan kişilerin büyük çoğunluğu, ergenlik çağında cinsel etkinliği aşırı biçimde baskı altına alınmış kişilerdir. Bu kişiler, kısa ya da uzun bir dönem mastürbasyon da yapmışlardır. Ancak mastürbasyon, onların cinsel sorunlarını çözmemiş, sağlıklı bir cinsel yaşama geçemedikleri için "yetersiz" kalmıştır. Anaerkil ve ilkel komünal toplumlarda cinsel ve maddi baskı olmadığından, cinsel rahatsızlıklar da yoktur.
Hırsızlık ve cinayet insanlık tarihinde yoksulluk ve maddi baskı ile birlikte ortaya çıkmıştır. Bu yargı, cinsel suçlar için de geçerlidir. Doyumlu ve engelsiz bir cinsel yaşam süren doğal insanlar arasında cinsel suç ya da kadınla erkek arasında serdiğe dayalı bir cinsel ilişki yoktur. Irza geçme onlar için anlaşılmaz bir şeydir, çünkü gereği yoktur. Cinsel yaşamı engellenmiş ve ahlak adına durdurulmuş bir kişi, cinsel bakımdan tehlikeli olur. Buna karşılık birey, cinsel bakımdan sağlığı yerindeyse, çok sayıda cinsel ilişki de kursa, toplum hayatı için bir tehlike arz etmez. Sağlığı yerinde, cinsel olgunluğa ve doyuma varmış, iyi yetişmiş bir kimsenin çocukları ayarttığı ya da onları öldürdükten sonra ırzlarına geçtiği görülmüş birşey midir
Cinsel doyum ve cinsel gerilimin düzenli olarak boşalması, cinsel yaşamı kendi kendine düzenler. Ancak "ahlakçı eğitim" yüzünden gençler doğal cinselliklerinden haz duymamakta ve gerilimlerini hiçbir zaman giderememektedirler. Eğer ahlakçıların dediği gibi, cinsel yaşam yalnızca üremeyle ilgiliyse ya da belirli bir dönemde "birdenbire başlaması gerekiyorsa, doğa dikkate değer büyük bir yanlışlık yapmış demektir! Çünkü cinsel dürtüler ve organlar yalnızca çocuk istendiği ve resmen çocuk yapılabileceği zamanlar harekete geçmiyor. Her yetişkinin yaşadığı ve bilimin de ortaya koyduğu gibi, cinsel gerilim ya da cinsel uyarılma, bedensel bir sürecin belirtisidir. Bunu kontrol etmek kişinin, gencin elinde değildir. Cinsel gerilimi atmak, kişinin hem beden hem ruh sağlığı için olduğu kadar kendisini çalışmalarına yeterince verebilmesi için de zorunludur. Ve cinsel gerilim en sağlıklı biçimde ancak birleşme ile giderilebilir.
Yazar: Wilhelm Reich

Son yorumlar
6 gün 10 saat önce
3 hafta 1 gün önce
6 hafta 1 gün önce
10 hafta 2 gün önce
10 hafta 2 gün önce
15 hafta 1 gün önce
15 hafta 3 gün önce
15 hafta 4 gün önce
16 hafta 11 saat önce
17 hafta 1 gün önce