Kanser Nedir ve Neden Oluşur?
Kanser normal hücrelerin kontrolsüz bir biçimde çoğalmaya başladığı bir hastalıktır. Yüzü aşkın kanser türü vardır, kemik ve kan dahil, bütün organlarda olur. Bu hastalık insandan daha eskidir, kanserin izleri dinozor fosillerinde bulunmuştur. Mısırlılar papirüslerinde bundan söz etmişler, Hipokrat’ın cerrahları Yunanistan'da bu hastalığı incelemişlerdir.
Kanserin nedenleri yüzyıllar boyunca bilim adamlarını karanlıkta bırakmış olup, bugün bile tam olarak bilinememektedir. Örneğin, sigara içmenin akciğer kanseri yaptığını biliyorsak da, bunu neden yaptığını kesin olarak bilmiyoruz. Kanserin dolaylı yoldan nedenleri üzerindeki ilk belge 1775'te Sir Percival Pott tarafından ortaya konulmuştur. Kendisi, uzun süre kuruma maruz kalan baca temizleyicilerde, torbalarda görülen kanserin çokluğuna dikkati çekmiştir. Bu kurum, katrana çok yakın olup, baca temizleyicilerin kanseri, bugün sigara içenlerde görülen akciğer kanseriyle aynı tiptendi.
Vücuttaki herhangi bir hücrede kanser olma gizil gücü (potansiyeli) vardır: Hücre bir kez kanser olunca, ondan meydana gelen hücreler, kendinden öncekilerin normal işlevlerinden bazılarını gösterirler. Böylece kanser karaciğerde başlayıp da böbreğe sıçramışsa, böbrekteki tümörlerde karaciğer özellikleri bulunacak ve doktorlar tümörün nereden kaynaklandığını belirleyebileceklerdir.
Kanser yapan bir maddeye maruz kalıp da yirmi, otuz yıl kansere tutulmamak olanaklıdır. Bu yüzden kanserin nedenlerini ayırt etmek son derece güçleşmektedir. Araştırıcıların kanser yapıp yapmayacağını anlamak için deney hayvanlarına çok fazla sayıda kuşkulu maddeler uygulamaları sık sık eleştirilmektedir. Bu yüzden bazı kimseler de sonuçları tutarsız bulmaktadırlar.
Fakat araştırıcıların başka seçeneği yoktur. Yirmi yıl süreyle sıkı kontrollü bir deney sürdürmek kolay iş değildir. Besinlerimize gittikçe daha çok koruyucu maddeler koyarken, havamızı ve suyumuzu alabildiğine kirletirken, bu deneyleri eleştirmeye pek hakkımız yoktur. Yine de bu eleştirilerin güvenlik yanında olmaktan çok, tehlikenin yanında her aldıkları ve kendilerinin de derde deva bir şey öne sürmedikleri gözden kaçmamaktadır. Çevre söz konusu olduğunda da, yapılacak yanılgıların düzeltilmesi olanak dışıdır.
Tartışmalar böylece sürer gider. Bazı araştırıcılar kanserde psikosomatik nedenler bulmaya çalışmaktadırlar. Kimisi siklamat ve öbür yapay tadlandırıcıların üzerinde durmaktadır. Daha başkaları da kahtım etkenlerini incelemektedirler. Baca temizleyicilerindeki kurum, Hiroşima ve Nagazaki’nin bombardımanlarından sonraki ışınlanma, güneşte aşırı biçimde yanma ve en belirgin olarak da, sigara tiryakiliği gibi bazı nedenler kesin olarak saptanabilmiştir.
Bu maddelerin dokular üzerindeki etkileri tam olarak anlaşılabilmiş değildir, fakat hepsinin mekanizması genel bir biçimde tahriş olarak nitelendirilmektedir.
Sigaranın zifiri akciğerlere yapışır ve oradaki hücreleri tahriş eder. -Kronik bir iltihap meydana gelebilir ve sigara içtiğiniz yıllar boyunca direnebilir. Sonunda bir gün normal hücreler anormal hücrelere dönüşmeye başlar ki, bu da kanserin başlangıcıdır. Güneşin ultraviyole ışınları deriyi tahriş eder ve aynı olay olur. Bazı sanayi ürünleri kanser yapıcı bir biçimde karaciğeri tahriş eder, başkaları da böbrek kanserine neden olur.
Kuşkusuz, yüzü aşkın kanser türünün hepsi de aynı nedene bağlanamayabilir. Bazı bilim adamlarına göre, kanserin nedeni bir virüstür ve etkili bir aşısı bulunur bulunmaz, tedavisi yapılabilecektir. Başkalarıysa, duygusal baskı ve gerginliklere karşı bedenin bir tepkisi olduğuna inanmaktadırlar. Bu kuramların hiçbiri öbürünün geçerliliğini ortadan kaldırmamaktadır.
Bununla birlikte kanserin nasıl olduğu bilinmiyorsa da, ne olduğu her gün daha açıklık kazanıyor. Bu nedenle kanserden korunma, kanser tedavisinin çok ilerisinde yol alıyor ve halk uyarılara kulak verdiği takdirde kansere yakalanma olasılığı azalabiliyor. Ne yazık ki, genellikle bu uyarıları dinlemiyorlar ve böylece yalnız kendilerini tehlikeye atmakla kalmayıp, kendilerindeki kanser yapıcı etkenlere maruz bırakacakları başkalarını da tehlikeye sokmuş oluyorlar. Bugün kanserin başlıca nedenlerinden biri, bilgisizlik kadar, kayıtsızlık ve sorumsuzluktur.

Son yorumlar
6 gün 10 saat önce
3 hafta 1 gün önce
6 hafta 1 gün önce
10 hafta 2 gün önce
10 hafta 2 gün önce
15 hafta 1 gün önce
15 hafta 3 gün önce
15 hafta 4 gün önce
16 hafta 11 saat önce
17 hafta 1 gün önce