Hangi Hastalıklarda Göğüs Ağrısı Olur ?


göğüs ağrısı

Göğüs ağrısı da tıpkı hemoptizi (kan tükürme) gibi hastayı korkutan, endişelendiren bir belirtidir.Birden başlayan şiddetli göğüs ağrısı ciddi bir hastalık belirtisi olabileceğinden, derhal bir doktora başvurmak yerinde bir davranış olacaktır.

Bu tür ağrılar myokard infarktüsü (kalp krizi), akciğer embolisi (akciğer damar tıkanıklığı) ve pnömotoraks (akciğer zarları arasına hava dolması) gibi durumlarda gözükür. Bu hastalıkların ayırt edilebilmesi için göğüs röntgeni ve EKG gibi incelemelerin yapılması gerekir.

Bronşlar ve akciğerde ağrı duyusu taşıyan sinir lifleri olmadığından, bu organların hastalıkları ağrıya neden olmaz. Zatürreeli bir hastada ağrı olması iltihabın akciğer zarına kadar ilerlemiş olduğunun işaretidir. Keza akciğer kanserinde de tümörün kendisi ağrıya neden olmaz. Ağrı varsa, bu, tümör hücrelerinin ya sinirlere ya da kemiklere kadar yayılmış olduğunu gösterir. Bu tür ağrılar çok şiddetlidir ve basit ağrı kesici ilaçlara da cevap vermezler.
Göğüs kemiği arkasında yanma, batma tarzındaki ağrılar hele öksürükten sonra şiddetleniyorsa ve üst solunum yolları enfeksiyonu belirtileri de varsa trakeit adını verdiğimiz ana nefes borusu iltihabı söz konusudur.

Göğsün veya sırtın bir yarısında olan ve toplu iğne başı büyüklüğünde içi sıvı dolu kabarcıklarla seyreden zona hastalığında da çok şiddetli ağrı vardır. Akciğerleri ve göğüs duvarını çepeçevre saran zarın hastalıklarında (plörit), tipik olarak derin nefes almakla, öksürükle, gülmekle artan bıçak ucu batar tarzda bir ağrı olur. Bu ağrı, zarlar arasında sıvı toplanmasıyla (plörezi), kaybolur. Çünkü, ağrının nedeni iltihaplı zarların birbirine sürtünmesidir. Hastalık iyileşirken de sıvının azalmasıyla zarlar gene birbirine sürtünür olurlar ve nefes alırken ağrıya yol açarlar. Dolayısıyla, plörezili bir hastada ağrının tekrar ortaya çıkması, sıvının azalmakta olduğunu gösteren bir iyileşme belirtisidir.