Grip Hastalığı


grip hastalığı

Grip, daha çok kış aylarında ortaya çıkan, bulaşıcı ve ateşli bir solunum yolları hastalığıdır. Zaman zaman çok büyük salgınlara ve ölümlere neden olabilir. Nitekim, 20. yüzyılda görülen beş büyük salgında milyonlarca kişi yaşamını yitirmiştir. Son 20 yıl içinde de sadece Amerika'da 500.000'den fazla kişi gripten ölmüştür. Grip, bir toplumun bireylerinin çoğunun sağlığını etkilediğinden, önemli iş gücü ve ekonomik kayıplara da neden olur.

Küçük bebekler, yaşlılar, kalp, akciğer ve böbrek hastaları ile si gara tiryakileri gribe karşı daha hassastırlar. Grip, astımlı hastalan da status astmatikus adı verilen çok şiddetli ve tedavisi güç astım krizlerinin en önemli nedenidir. Keza, kronik bronşit ve amfizemlilerde, hastanın solunum yetersizliğine girmesinde grip en başta gelen faktörlerdendir.
Grip'in en korkulan tehlikelerinden biri de zatürreelere neden olmasıdır. Bunların başlıca iki çeşidi vardır: Birincisi, doğrudan doğruya grip virüsünün neden olduğu zatürreedir. Daha çok kalp-damar hastalığı olanlarda ve gebelerde görülür. Grip ateşinin üç günden fazla sürmesi, öksürük ve nefes darlığı, genel durumda kötüleşme olmaya başlaması bu olasılığı akla getirmelidir. Bu zatürree antibiyotiklere cevap vermez. Ölüm olasılığı fazladır. İkincisi, grip belirtilerinin düzelmeye başlamasından sonra, hastanın yeniden ateşlenmesi, öksürük ve balgamın artması ile kendini belli eden mikrobik zatürreedir. Buna daha çok yaşlılarda ve başka bir akciğer h olanlarda rastlıyoruz. Geniş etkili antibiyotiklerle başarılı olabilir.

Grip'in yol açabildiği tehlikeli durumlardan biri de Reye hastalığıdır. Bu hastalık grip ateşi için aspirin verilen küçük çocuklarda görülen bir çeşit beyin ve karaciğer yetersizliğidir.

GRİP TEDAVİSİ
Grip'e neden olan virüsler, öksürme ve aksırma sırasında damlacıklar şeklinde havaya karışarak insandan insana bulaşırlar. Bu nedenle, salgınlar sırasında gripli kişilerle temas etmekten kaçınmalı, toplu olarak bulunan kapalı yerlere (sinema, otobüs..) girmemeye özen gösterilmelidir.
Grip'e yakalanmış hastanın mutlaka yatak istirahatına gereksinimi vardır. Belirtilerin daha çabuk düzelmesini sağlar. Ağız yoluyla bol miktarda sıvı alınması da, ateşle ve terleme ile kaybedilen sıvıların yerine konması bakımından önemlidir. Dengeli beslenmeye özen gösterilmeli, vitaminli besinler bol alınmalıdır.

Griplilere ateş düşürücü ve öksürük kesici ilaçlar vermek gerekebilir. Ateş için parasetamol tercih edilmelidir. Özellikle de 16 yaşından küçük olanlara aspirin verilmesi son derecede sakıncalıdır. Reye Hastalığı'na yol açabilir.

Antibiyotiklerin grip tedavisinde hiçbir yeri yoktur. Oysa ülkemizde her ateşi yükselen kişinin kendiliğinden antibiyotik kullanmaya başladığına çok sık rastlıyoruz. Bu, hem hastaya bir yararı olmayan, üstelik zararlı da olabilecek ve hem de önemli ekonomik kayıplara neden olan yanlış bir davranıştır.
Amantadin isimli ilaç salgınlar sırasında, daha grip belirtileri ortaya çıkmadan alınmaya başlanırsa, grip'in çok hafif geçmesini sağlayabilir. Doktor deneteminde kullanılmalıdır.

GRİP AŞISI YARARLI MIDIR, KİMLER AŞI OLMALIDIR?
Grip aşısı, gripten %80 oranında korunma sağlar, en azından belirtilerin silik geçmesine yardımcı olur.Grip'e neden olan virüsler yapılarını sürekli olarak değiştirdikleri için, bunlara karşı hazırlanan aşılar her yıl yeniden yapılmaktadır. Bu nedenle de, grip aşısı alırken, aşının o yıla ait olup olmadığına dikkat edilmelidir. Geçmiş yıllardan kalan aşılardan hiç bir yarar umulmamalıdır.

Grip aşısı yılda bir kez, ekim veya kasım aylarında yapılmalıdır. Aşının önemli bir yan etkisi yoktur. Bazı kişilerde hafif ateş ve iğne yapılan yerde şişme-kızarma görülebilirse de tehlikeli değildir. Sadece, yumurtaya karşı alerjisi olanlara grip aşısı yapılmaz.

65 yaşın üzerindeki herkesin, kalp, akciğer ve böbrek hastalarının, özellikle de astım ve kronik bronşitti hastaların, her yıl mutlaka grip aşısı olmaları gerekir. Ayrıca, doktor, hemşire, hostes, öğretmen, otobüs şoförü gibi toplumun içinde yaşayan kişilere de grip aşısını öneriyoruz.