Göğüs Muayenesi

Kategorisi

Göğüs Muayenesi

Yakın zamana kadar küçümsenen bu iş, günümüzde çoğunlukla, kadınların gözünde pratisyen hekimin yerini almakta olan jinekologlarca yürütülmektedir. Önce, göğüslerde biçim ve deri renginde bozukluk olup olmadığına bakılır. Örneğin, kanserde, önce o bölgede derinin renginde değişiklik, deride içeriye hafifçe çökme olur. Ondan sonra, hekim iki elini kullanarak göğüslerin her yönde serbestçe hareket edip edemediğine bakar. Aynı zamanda, belirgin kitleler varsa, hissedilir. Meme başından geçen iki kuramsal dik çizgiyle, doktor memeyi zihninden dört bölgeye dış üst, dış alt, iç üst ve iç alt olarak ayırıp her birini ayrı ayrı yoklar. Elle ve gözle fazladan kitleler ya da düzensizlikler bulunup bulunmadığım araştırır.

Memenin ortasında memebaşı, bunun gerisinde de süt bezi bulunur. Bu bez adet günlerine göre hormonal değişikliklere uğrayarak kısmi ya da tam kistik gelişmeler gösterir.Şüpheli kitleler ele geliyorsa, biyopsi, ondan da önce, mammografi, kserografi ya da termografi gerekir. Termografide, göğüs üzerindeki anormal sıcaklıklar saptanır. Kanser kitlesinin üzerindeki deride, termografiyle renk değişikliği de görülür. Göğüs kanserinin ilk sıçrayacağı yer olan koltuk altlarındaki lenf bezleri dikkatle yoklanır. Doktor bu noktaya kadar anormal bir durum bulursa, sizi, oturtarak ve önce kolunuz sarkar durumda, sonra da eliniz ensenizde olarak koltukaltınızı yeniden yoklar.

Göğüs muayenesinden sonra karın muayene edilir. Karın derisinde bir anormallik, tümöral bir şişlik görülüp görülmediğine bakılır. Sağ kaburga altında karaciğer ele geliyorsa, bu, hem karaciğer tümöründen, hem de karaciğer iltihaplarından olabilir. O takdirde, doğum kontrol hapı alınmamalıdır. Sol kaburga altında, sol kol başa kaldırılarak dalak, hem elle, hem parmak vurarak kontrol edilip büyüyüp büyümediği araştırılır. Arkasından, ellerle böğürler yoklanarak böbreklerde bir büyüme bulunup bulunmadığına bakılır. Tekrar parmakla vurularak ve dinleme aletiyle karın muayenesi yapılır ve barsaklardaki sesler dinlenir. Sonra kasıklardaki tüyler muayene edilir. Üst sınırı genellikle düz bir çizgi halindedir. Bazen de ucu göbeğe bakan bir üçgen biçimi gösterir ki, bu durum, bazı ırklarda görülebileceği gibi, erkek hormonunun fazlalığından da olabilir. Bu takdirde, hastada yumurtalık tümörü ya da, daha sık olarak, yumurtalıkta birçok kistin birarada görüldüğü Stein - Leventhal hastalığı olasılığı da bulunur.

Daha sonra tüylerin alt ucundaki kemiğin hemen üstünde karın yoklanır. Böylece rahimde bulunabilecek bir tümör ya da üç aylıktan büyük hamilelikler fark edilebilir. Kasıklarda lenf bezi büyümesi aranır. Ayak, bacak, vulva bölgelerindeki enfeksiyonlarda kasık bezeleri şişer. Bu bezeler, mikroplara karşı vücudu koruyan askerlerdir. Mikropları alıkoyarlar, tahrip ederler, bu arada kendileri de şişerler. Lenf bezleri olmasaydı, vücuda her giren mikrop kolayca kanla yayılır ve septisemi yapardı. Yaş ilerledikçe, bu bezler de gelişir, koruyucu güçleri de artar. Büyümüş bezlerde hassasiyet varsa, taze bir enfeksiyon düşünülüp mikrobun giriş kapısı araştırılmalıdır. Hassasiyet yoksa, geçirilmiş eski bir enfeksiyon akla gelir. Fakat ağrısız da olsa, daha ileri bir büyüme gösteriyorsa, lösemi gibi kan hastalıkları, tümör metastazları akla' gelmeli ve parça alıp biyopsi muayenesi yapılmalıdır