Gebelikten Korunmak İçin Aşı

Kategorisi

gebelikten korunmak için aşı

Kızamıktan çocuk felcine kadar birçok hastalığa karşı vücudu korumak için aşılar kullanılmıştır. Belki normal döllenmeyi önleyecek bir aşı da geliştirilebilir. Bir kimse bir hastalığa karşı aşılandığında, hastalığa benzeyen az miktarda bir örnek vücuda zerkedilir, yani kısacası, o kişiye o hastalık çok ama çok az bir miktarda verilir. Vücudun doğal savunma güçleri, bağışıklık veren karşı cisimler üreterek, zerkedilen maddeyi tahrip etmek için seferber olur. Bu bağışıklık cisimleri, daha sonra kanda dolaşmaya başlar ve buna benzer bir mikrobun ileride yapabileceği bir istilaya karşı korunma sağlar. Bu korunma bazı hastalıklarda yaşam boyudur. Öbür hastalıklarda bağışıklık cisimlerinin zaman zaman yenilenmesi gerekir.

Yıllardır yabancı cisimlere karşı vücudun bağışıklık cisimleri yapabilme gücünden gebelik korunmasında yararlanılması düşünülmektedir. Hayat kadınlarının genellikle çok kısır oldukları çok iyi bilinmektedir. Onların vücutları sperme karşı bağışıklık cisimleri üretir ve bunun nedeni de, sperme çok maruz kalmalarıdır. Kadının erkeğin spermine karşı bağışıklık cisimlerini soyutlamak ve sentez etmek için girişimlerde bulunulmuş, fakat bu alanda fazla bir başarı sağlanamamıştır. Gebelikten korunma aşısı araştırmasında başka bir yaklaşım, çok daha ince bir yol olup, gebelikte rol oynayan hormonlara karşı bağışıklık cisimleri üretmek için vücuda uyarılarda bulunmaktır. Başka bir deyişle, vücudun yabancı bir işgalciye karşı olmaktansa, kendi doğal bir parçasına karşı bağışıklık cisimleri meydana getirmesi istenmektedir. LH ve FSH gonadot-ropiclerine karşı aşılar, dişi ve erkek hayvanlarda incelenmiştir. Dişi hayvanlarda, LH ve FSH'nın bağışıklık cisimleri tarafından etkisiz hale sokulmaları, yumurtlamayı önlemiş, âdet dönemini şiddetle etkilemiş, kadınlık hormonlarının üretiminiyse bu arada azaltmıştır. Erkek hayvanlarda Lffya karşı meydana getirilen bağışıklık cisimleri, testisleri köreltmiş, erkeklik hormonu olan testosteronun azalması sonucunda libido yani cinsel istek de azalmıştır. Bu değişiklik o denli belirgin olmuştur ki, bu erkek hayvanlar o topluluktaki öbür hayvanlar tarafından dışlanmıştır.

Kadınlar plasenta hormonlarına ya da proteinlerine karşı bağışıklık kazanabileceğinden, gebeliğin aşılarla önlenmesinin daha isabetli olacağı sonucuna varılmıştır. Böylece gebelik, normal kadınlık hormonlarını, yumurtlamayı, ayhalini aksatmadan önlenebilecektir. Erkeklerde çok önemli hormon üretimine ve öbür organlara zarar vermeden, bağışıklık cisimleriyle engellenebilecek pek az madde vardır. Gebeliğin sürdürülmesinde bir katkısı var gibi gözüken kompleks proteinler, plasentadan ele geçirilmiştir. Tavşanlarda ve koyunlarda bu proteinlere karşı bağışıklık cisimleri elde edilmiştir. Bu bağışıklık cisimleri gebe maymunlarda düşük yapmıştır.

HCG'nin (insan korion gonadotropin'i) HCG beta-subünitesi denilen çok özel bir tipi vardır. Bu sadece gebelik sırasında bulunur ve HCG beta - subünitesine karşı bir aşıyla gebeliğin sürdürülmesi önlenebilir. HCG beta - subünitesinin biyolojik aktivitesini tahrip eden bağışıklık cisimleri deney hayvanlarında meydana getirilebilmiştir ve bunların öbür hayvanlara zerk edilmesiyle gebelik meydana gelmişse, plasentanın, yani son'un oluşumunu engelleyerek gebelik sona erdirilebilmiştir. Hindistan ve İsveç'te araştırıcılar gönüllü kadınlara HCG beta - subünitesine karşı bağışıklık cisimleri zerk etmişlerdir. Bir tek zerkle gebeliğin sürdürülebilmesi önlenebilmiştir. Bu aşının önemli bir yan etkisi görülmemiştir, fakat kadınlar ondan sonra değişmez bir biçimde bağışıklı ve ömürlerinin sonuna dek kısır kalacak gibi görünmektedirler.

Spermin yüzeyinde normal olarak bulunan enzimler vardır. Bu enzimlerden biri olan laktik dehidrogenaz (LDH-X), sıçan sperminin yüzeyinden elde edilmiş, birçok türün ve bu arada insanın benzer enzimleriyle karşılıklı reaksiyon verdiği bulunmuştur. Saf laktik dehidrogenaz zerk edilmiş dişi sıçan ve tavşanlarda, bu sperm enzimine karşı bağışıklık cisimleri meydana gelmiş ve bunun sonucunda doğurganlıkta yüzde seksene kadar bir azalma görülmüştü. Burada en önemli nokta, bu etkilerin yemden eski duruma döndürülebilir nitelikte oluşudur. Bu tür aktif bağışıklık çalışmaları maymunlarda sürdürülmektedir, fakat zerk edilen enzimin kısırlaştırıcı etkilerinin geliştirilmesi gerekmektedir. Sıçan laktik dehidrogenaz'ı erkek tavşanlara da zerk edilmiş ve doğurganlık, kandaki bağışıklık cisimlerinin miktarıyla düz orantılı olarak azalmış, libido üzerinde hiçbir etkisi de olmamıştır. Burada da aşının kısırlaştırıcı etkisi geri çevrilebilir tipte olmuştur. Daha birtakım sperm enzimleri üzerinde kısırlaştırıcı etkileri bakımından araştırmalar yapılmaktadır.