Fibroid Tümörlerin Tipleri


fibroid

Fibroid tümörler rahim duvarının üç ayrı yerinde bulunurlar. Tipleri ve tedavileri de bulundukları yere göre değişir. Bir tanesi intramural olup, rahmin kas tabakasının ortasında yerleşmiştir. Bu tip tümör genellikle tümüyle duvarın içinde büyür, hiç ağrı yapmaz, küçükken belirti vermez. Büyükse, bazen yumurtalık kanallarını ve doğum yolunu kapatabilir. Bir bölümü subseröz ya da subperitoneal olup rahmin dış yüzünde bulunur. Biraz ağrı yapabilirlerse de, küçük kaldıkları sürece bir tehlikeleri yoktur. Subseröz miyomlar bazen büyüdükleri halde bir ağırlık duygusu dışında belirti vermezler. Rahmin ön tarafındaysalar, mesaneye baskı yapıp sık ve ağrılı idrar gibi şikayetlere neden olabilirler. Rahmin alt kısmında bulunanlarsa, büyük oldukları takdirde doğum yolunu tıkayabilirler. Bu, doğal bir doğumu olanaksızlaştırır. Bazen subseröz miyomların yüzeyindeki büyük toplardamarlarda bir yırtılma olarak büyük karıniçi kanamalara yol açabilir.

Subseröz miyomlar bazen saplı olurlar. Bunlar çoğu kez hiçbir belirti vermezlerse de, saplan üzerinde bükülüp de ana tümör kitlesine kan gitmesini engelledikleri durumlarda son derece ağrı verirler. Bu durum, ancak ameliyatla tümörün çıkarılması sonucu tedavi edilebilir. Üçüncü bir tip olan submüköz miyom, rahim örtücü tabakası olan endometriumun hemen altında meydana gelir ve rahim boşluğunun içine doğru büyür. Her ne kadar bütün miyomların yüzde beşini oluştururlarsa da, bunlar en çok sorun yaratan tiptir. Submüköz miyomlar büyüdüklerinde, rahim içini örten tabakayı yırtıp büyük kanamalara neden olurlar. Bu kanamalar bazen o kadar şiddetli olur ki, kadın tıbbi bakıma alınıncaya kadar ölesiye kanar. Acilen ameliyata alınması gerekebilir. Submüköz miyomlar gebeliği de aksatabilirler. Çocuğun plasentası rahim içinde büyümeye başladığında, miyomun bulunduğu bölgede de büyümesi söz konusu olabilir. Bu alanın kanlanması, rahmin normal bölgelerindeki gibi olamayacağı için plasenta bu kısma yeterince yapışamayacaktır. Bunun sonucunda kanamalar ve düşük olabilir.

Bazı submüköz miyomlarda da büyüdükçe bir sap oluşur. O zaman rahim miyomu bir yabancı cisim gibi kabul eder ve onu atmak 'için kasılmaya başlar. Rahim bunu basarsa bile, serviks dışına atabildiği bu miyom yine de sapıyla rahim duvarına bağlı kalacaktır. Kendi kendine bir düşükle atılmış denilebilecek olan bu miyomun üzerinde açık yaralar, enfeksiyonlar meydana gelebileceğinden, ameliyatla alınması gerekir. Kendinizde bir miyom varsa, bunun tipini ve nerede bulunduğunu öğrenmeye çalışın. Şurasını unutmayın ki, bunlar kişiden kişiye değişir; bir kadındaki miyom subserözse, onun en iyi arkadaşındaki ya da kız kardeşindeki intramural ya da submüköz olabilir. Önemli olan, bu miyomların sayısı değil, yerleri ve büyüklükleridir. Ne yazık ki, bazı doktorlar miyomların büyüklüklerini ve yerlerini saptamakta pek başarılı olamıyorlar. Hasta olarak ilgileneceğiniz tek küçük tümör cinsi, submüköz olanlardır; şiddetli kanamalar yapabilecekleri için en tehlikeli olanlar bunlardadır.