Etin Beslenmemizdeki Yeri
Et insanların belli başlı yiyeceklerindendir. Genellikle Kuzey Amerika, Kuzey Avrupa ve Okyanusya gibi gelişmiş ülkelerde, et tüketimi fazladır. Geri kalmış ülkelerde et tüketiminin yerini tahıl tüketimi almaktadır. Genel olarak gelir düzeyi ile, et tüketimi arasında doğru orantılı bir ilişki vardır. Etler iyi bir protein kaynağıdır ve B grubu vitaminlerden zengindir. Bu nedenle gıdalarımız arasında önemli yer tutar.
Kullanılan etler: Ülkemizde en çok koyun, sığır, tavuk, deniz hayvanları ve av hayvanları etleri kullanılmaktadır. Toplumumuzda sığır etlerine gereken önemin verilmemesi, iyi beslenemeyişlerindendir. Besin değeri yönünden koyun etinden düşük değildir. Etler ya taze olarak ya da işlenmiş olarak kullanılır. Etin besin değeri: Et, çok iyi bir protein, demir, fosfor, bakır, thiamin, riboflavin ve niasin kaynağıdır. Etin % 50-75'i sudur ve az da olsa, glikojen olarak karbonhidrat vardır.
Ette bulunan protein iyi kaliteli proteindir. Elzem amino asitleri uygun oranda olan proteinler, sindirim sisteminde fazla kayba uğramadan bedene alınırlar. Amino asitlerin hepsi bir arada bulunduğu için, bu amino asitlerin birleşerek beden proteinine dönüşmesi daha kolay ve hızlı olur. Etin iyi bir demir kaynağı sayılması, belirli ölçüde kapsadığı demirin fazla ve emilebilir biçimde olmasındandır.
Etin yapısı: Etin bağ dokusunu oluşturan proteinlerden, sarı renkli olanı elastindir ve pişirme sırasında bir değişikliğe uğramaz. Elastini yumuşatmanın tek yolu, mekanik olarak eti küçük parçalara bölmektir. Bu işlem elastinin yapısında kimyasal bir değişme meydana getirmez. Etin öteki bağ dokusu proteinlerinden olan kollogen, beyaz renklidir. Pişirme ile hidrolize olur ve jelatine dönüşüp yumuşar.
Genellikle hayvanın daha çok hareket eden boyun bacak gibi bölümlerinde bağ dokusu fazladır. Bu bölümlerden elde edilen etler daha sert olur. Etin yumuşaklığı hayvanın türü, beslenmesi, kas proteinlerinin su toplama derecesi, dokular arasındaki yağın ölçüsü hayvanın yetişme ve yaşı ile ilgilidir.
Yemlerini kendileri bulmak zorunda olan hayvanların etleri, yemleri önlerine verilenler ve başka bir iş yapmayanların etlerinden daha serttir. Genellikle genç hayvan etleri, yaşlılara göre daha yumuşaktır.
Eti, enzim katarak yumuşatmak da mümkündür. Bu enzim kollojeni daha küçük protein moleküllerine parçalar. Hem toz hem eriyik olarak kullanılabilen papain denilen enzim, et yumuşatıcı olarak kullanılmaktadır. Bazı ülkelerde hayvan kesilmeden hemen önce bu enzim enjekte edilmekte ve kan yolu ile her yana eşit olarak dağılması sağlanmaktadır. Et pişirilince bu enzimin işlemi (faaliyeti) durur.
Etin kırmızı rengi miyoglobinden ileri gelir. Koyun ve sığır etinde, kuzu, dana ve domuz etine göre daha çok miyoglobin vardır. Tavuğun göğüs bölümünde, bacak ve butlarından daha az miyoglobin vardır. Çok az miyoglobin kapsayan etler beyaz, çok kapsayan etler ise kırmızıdır.Etler, kesildikten sonra belirli bir süre bekletilir. Çünkü kesimden sonra gevşek ve yumuşak olan etlerin yapısında, birkaç saat içinde bir değişiklik olur. Et kasılır ve sertleşir. Bunun nedeni, oksijen bitip, CO2 çoğaldığı için, kasta anaerob solunumun başlamasıdır. Bu olaya «rigor» adı verilir. Taze ette, zar geçirgen değildir. Ortam asit olunca zar geçirgenlik kazanır, geçirmezlik yavaş yavaş ortadan kaybolur et sulanır, sertlik geçer, buna mortis adı verilir. Rigor-mortis geçiren etler yumuşak olur, bu nedenle daima istenen bir olaydır. Dondurulmuş etlerde su kaybı daha fazladır. Çünkü buz kristalleri hücre duvarını çatlatarak suyun kaybına yol açar. Yavaş dondurmada daha büyük kristaller oluşur ve yıkım daha fazla olur. Bu yüzden, birden dondurma yapılmalıdır.
Et mamulleri: Sucuk, sosis, pastırma, salam ve benzerleri.
Sosis ve sucuk: İnce kıyma olarak çekilir. Tuz ve baharat ekleyerek ve hayvan bağırsaklarına ya da jelatinden yapılmış kalıplara doldurulur.
Salam ve pastırma: Et belirli ölçüde kurutulduktan sonra baharatlanır. Baharatı çok olduğu için fazla yenmez.
Pişmiş soğuk et: Sığır etinin yağlı bölümleri kaynatılarak pişirilir. Ayaklarının kaynatılması ile elde edilen jelatinle, basınç altında yapıştırılarak, buz dolabında saklanır ve sandviçlerde kullanılır.
Yüksek kaliteli proteinin sindirilmesi ve bedende kullanılması daha kolay olduğundan, bitkisel proteinlere göre daha az oranda da alınsa protein dengesi karşılanabilir. Düşük kaliteli proteinle beslenen kişilerde, protein gereksinmesi daha fazladır. Yalnız düşük kaliteli proteinli kaynaklardan tek birinden fazla ölçüde alınması, amino asit dengesizliğine yol açabilir. Bu nedenle bitkisel proteinle beslenen kişiler, tek bir besinden değil, değişik besinlerden protein sağlamalıdırlar. Örneğin buğdaydaki yetersiz amino asit lizin, kuru baklagillerde yeterli olarak bulunur.

Son yorumlar
9 hafta 1 gün önce
9 hafta 1 gün önce
11 hafta 2 gün önce
11 hafta 3 gün önce
12 hafta 3 gün önce
13 hafta 11 saat önce
13 hafta 1 gün önce
18 hafta 3 gün önce
19 hafta 2 gün önce
20 hafta 3 gün önce