Kısırlaştırma

Erkekte Kısırlaştırma


Vazektomi

Vasektomi ya da erkeğin kısırlaştırılması iğdiş etme değildir. İğdiş ya da hadım etme testislerin çıkarılmasıdır, vaktiyle bununla ilgili olarak ortaya atılmış olan söylentiler, vasektominin yaygınlaşmasını önlemiştir. Oysa bu tümüyle ayrı bir ameliyattır. Geçmişte erkeklik organlarına en ufak bir müdahaleden kaçınılırdı. Vasektomiyle ilgili gereksiz korkular giderildikten sonra, bu işlem tüm dünyada yaygınlaştı. Vasektomi, tüplerin bağlanmasından çok daha basit bir işlem olduğu halde, tüplerin bağlanması uzun zaman seçilen yol oldu.

Rahimin Alınması En Etkili Kısırlaştırma Yolu mudur?


rahimin alınması

Birçok doktor rahimin alınmasını (histerektomi) en kesin ve son bir kısırlaştırma yöntemi olarak savunmaktadır. Kadınlarda tüpleri bağlandıktan sonra bazen düzensiz bir kanama olur. Bu, yumurtalıklara giden dolaşıma ameliyatla müdahale edilmiş olmasından ileri gelebilir. Bundan kaçınmak için kısırlaştırmada rahimin alınmasını birçok jinekolog salık verir, çünkü sonradan komplikasyonlar olmaz. Rahim bozuklukları, düzensiz kanamalar, vajina düşüklüğü durumlarında, hele planlanan aile de tamamlanmışsa, histerektomiyle kısırlaştırma göz önünde tutulmalıdır.

Kısırlaştırmadan Sonra Yeniden Gebe Kalma Olanağı


gebe kalma kısıırlık

Burada kısaca, fallop kanallarının yeniden açılıp kadının yine doğurabilir duruma dönmesi söz konusudur. Yeniden evlenme, bir çocuğun ölümü, parasal durumun düzelmesi gibi nedenlerle, yeniden çocuk sahibi olabilir duruma dönmek istenebilir. Böylece kısırlaştırmaya karşı, bazı dinsel ve kültürel karşı çıkmalar da önlenebilir. Pensler ve halkalar geleceğin umudu gibi gözükmektedir. Tüplerin ameliyatla yeniden işlerlik kazanması, ancak çok usta ellerde olması koşuluyla, çok başarılı bir biçimde gerçekleştirilebilmektedir.

Kısırlaştırma Yöntemleri


kısırlaştırma yöntemleri

1834'te tüpler yoluyla kısırlaştırmadan ilk söz eden Dr. Von Blundell, fallop kanallarının tümüyle kesilmesini önerdi. Birleşik Devletler'de Dr. Lundgren adında biri 1881'de ilk tüp bağlama işlemini başardı. O zamandan beri birçok teknik öne sürülmüştür. Bu iş genellikle tüpü kesmeden, çevresine bir sütür konularak uygulanmıştır. Bu yöntem başarısız olmuştur, çünkü konulan sütür çoğu kez kaymış, yerinden oynamış ve kadın yeniden gebe kalabilir duruma dönmüştür. Sürekli kısırlaştırmada daha yüksek bir başarı sağlamak için, Pomeroy tekniğiyle tüplerin bağlanması geliştirilmiştir.

Doğumdan Sonra Kısırlaştırma


kısırlaştırma doğumdan sonra

Kadınların kısırlaştırılmasının ideal bir tipi, doğumdan hemen sonra, genellikle bir ya da iki gün içinde yapılanıdır. Bu sırada rahim genişlemiş olup tüpler kolayca bulunur. Bu iş genel anestezi ya da omurilikten yapılan spinal anestezi altında olur. Göbek üzerinden ya da hemen altından küçük bir dikine şak yapılır. Bir parmak rahimin dip kısmından kaydırılarak fallop kanallarına ulaşır ya da operatör kanalları tutmak için küçük bir alet kullanır. Böylece tüpler doğrudan doğruya görülerek kısırlaştırma büyük bir kolaylıkla tamamlanır.

Kadınlarda Kısırlaştırma


Kadınlarda Kısırlaştırma

Kadındaki kısırlaştırmaya tüplerin bağlanması denir. Bu işlemde yumurtalık kanallarından geçiş kesintiye uğrar. Bu konuda birçok yeni teknik vardır, fakat bu ameliyat başlıca iki türlüdür :