Erotik Oyunlar

Kategorisi

ön sevişme

Erotik oyunlardan kasıt, cinsel birleşmeden önce zevk veren hareketlerdir. Öpüşmek, birbirine masaj yapmak, okşamak, kucaklaşmak, karşılıklı mastürbasyon yapmak, bedenin her yerini öpmek gibi. Genellikle bunların "hazırlık" hareketleri olduğu, başlıca önemlerinin "asıl" anın daha zevkli yaşanmasına katkıda bulunmak olduğu düşünülür. Oysa bu, söz konusu davranışların kendilerine özgü anlam ve değerlerini göz ardı eden son derece sakıncalı bir görüştür.

Freud ve genel olarak klasik psikanaliz, geçmişte seksin bu ifadelerine kuşkuyla yaklaşmıştı. Cinsellik üzerine 3 deneme adlı yapıtında Freud, cinsel etkinlikleri "pregenital" ve "genital" diye ikiye ayırır. Birinciler saplantılardır; libidonun, cinsel gelişimin genital öncesi evrelerinden birinde yani oral ya da anal "takılmış" olduğunun ve dolayısıyla çocuksu, olgunlaşmamış bir cinselliğin belirtisidir. Genital evre cinselliğin nihaî evresi olduğundan gerçek doyum her iki eşin genital birleşmesi ve orgazma ulaşmasıyla yaşanabilir. Böylece genital üstünlüğün kabul edilmesiyle erotik oyunlar olgunlaşmamış, hatta bazen sapık bir cinselliğin ifadesi olarak damgalanmalardı.
Ama köprülerin altından çok sular aktı ve bu teorik kavramlar, Freud'un hayatta kalmış bir kaç hayranı dışında herkes tarafından terk edildi. 60'lı yıllara kadar, "gerçek" birleşmenin dışında kalan erotik davranışlar için moda olan "gayrı tabii" nitelemesi bugün yalnızca bazı mazohistler kullanmakta ısrar ediyorlar.

Artık bu davranışları "oyun" kavramından hareketle anlamaya çalışıyoruz. Bu konuda bütün seksoloji uzmanları hemfikir. Tıpkı çocukların oyunları gibi aşk oyunları da sembolik anlamlarla yüklüdür. Bu semboller, kaynakları olan birincil dürtülerin boşaltılmasına ve tatmin edilmelerine hizmet ederler. Kuşkusuz duyulan zevkin yorgunluğu sunduğu olan erotik oyunların yarattığı olanaklara bağlıdır. Çünkü genelde bu enerjiler, çevresel ve kişisel unsurların baskısı altındandır. Oyunlar sırasında insanlar "kendilerini koyverdiklerinde içlerinde varlığından dahi haberdar olmadıkları potansiyellerin kaynaştığını fark edebilirler.

Öpüşmeyi ele alalım. Herkesin bildiği, şairlerin yücelttiği bu davranış aracılığıyla aslında birbirlerinden farklı çeşitli cinsel ve yaratıcı istekler tatmin edilir. Her şeyden önce oral dürtü, yemek yemek gibi çok ilkel ve çok yoğun bir hazla ilişkilidir. (Öpüşürken hayallerinde sevgililerini "yemeyi" arzulayan aşıkların sayısı çok fazladır.) Buna saldırganlık dürtüsü de eklenir, sevilen kişinin dudakları veya dili ısıtılır. Dilin sevgilinin ağzının içindeki dolaşmaları, gırtlağa doğru nüfuz etme çabasıyla terk edilme korkusu bir ölçüde uzaklaştırılır, yatıştırılır.

Bir de ele geçirmenin sevincini tadan bir fatih olmak, ama bir yandan da şefkatle ilgi görmek isteyen "büyük aşık" rolünü benimsemek isteyenler vardır. Görüldüğü gibi, öpüşmenin içinde yer alan unsurlar farklı yapıda ve çok sayıdadır. Erotik oyunlar ise, genelde yetişkinin vazgeçtiği/ vazgeçmek zorunda kaldığı çok önemli bazı ihtiyaçları harekete geçirir ve bir ölçüde tekrar yaşatır: Örneğin birbirlerini kucaklayan, arayan, elleyen, keşfeden ve birbirlerine açılan iki beden hiç bir zaman sönmeyen keşfetme isteğini harekete geçirir. Bu istek kişiliğin temel özelliklerinden biridir. Yakalanmaya çalışılan, diğer bedenin sonsuz ve ulaşılmaz gizemidir. Bu yoğun ve harikulade ilişkiyi bölen, bitmesine yol açan, bu yüzden de zevke bir nokta koyduğu için "küçük ölüm" denen orgazmın, o önüne geçilemez aceleciliğidir. Son olarak da erotik oyunların yarışmasız oyunlar sınıfından olduğunu bir kere daha vurgulamalıyım Yani bir çekişme, kazanan ya da kaybeden bir taraf yoktur. Cinsel oyunları gerçek anlamlarında yorumlayacak canlılık ve hayal gücüne sahip iseler, her iki eş de kazanacaktır.