Doğum Kontrol Haplarını Kimler Alamaz ?


doğum kontrol hapları kimler

Kadınların çoğu koruyucu hap kullanabilir. Bu hapları alan kadınlar, bir gün bile aksatmadan sürekli olarak kullanmaya yeterince kararlı olmalı ve birtakım sağlık sorunları bulunmamalıdır. Koruyucu haplar, özellikle gebelikten mutlaka uzak kalmak isteyen ve kürtaja hiç elverişli bulunmayan kadınlar için çekicidir. Aktif bir seks yaşamı bulunan, ayrıca, sancılı ayhalleri ve adet öncesi gerginlikleri olan kadınlar için fevkalade bir korunma yöntemidir.Bir kadın doğum kontrol hapları kullanmak istiyorsa, kendi doktoru ya da bir aile planlama kliniği tarafından muayene edilmelidir. Burada yapılacak konuşmada, koruyucu hap kullanmaya engel bir geçmişi bulunup bulunmadığına bakılır.

Böyle bir engel varsa, başka bir koruyucu yöntem aranır. Kadının geçmişinde hap için sakıncalı bir nokta yoksa, doktor tansiyon yüksekliği, rahimde fibroid bir ur, göğüste herhangi bir ur bulunup bulunmadığına bakar. Bu sayılanların hepsi, koruyucu hap için engel sayılır. Böbrek hastalıkları ve şeker olasılıklarını uzaklaştırmak için idrarda şeker ve albümin aranır. Bir kadın doğum kontrol hapları alıyorsa, doktorunu yılda en az iki kez görmelidir. Bu ziyaretlerde tansiyon kontrol edilmeli, göğüsler muayene edilmeli ve idrar tahlili yapılmalıdır. Yılda bir kez Pap testi uygulanmalıdır.

Aşağıdaki hastalıklardan herhangi birini taşıyan kadınlar koruyucu hap almamalıdır:

Tromboflebit: Toplardamarlarda pıhtının oluşup sonra yerinden koparak vücudun başka bir yerinde (akciğer, beyin gibi) tıkanma yapıp ileri derecede harabiyete, hatta ölüme neden olabilmesi. Beyinde damar hastalıkları: Felç, anevrizma yırtılması gibi beyin kanamaları geçirmiş olmak.

Kalp - damar hastalıkları:
Miyokard infarktüsü denilen kalp krizleri, doğuştan kalp hastalıkları gibi dolaşım bozuklukları.

İleri derecede karaciğer bozuklukları: Şiddetli karaciğer iltihabı ya da siroz gibi hastalıklardan olan karaciğer yetmezlikleri.
Üreme organlarında habis urlar: Göğüste, rahimde tedavi görmüş ya da kuşku duyulmuş kanser durumu.

Gebelik: Koruyucu haplardaki hormonlar, anne karnındaki çocukta biçim bozuklukları yapabilir.

Tansiyon yüksekliği:
Tansiyon ilacı alan çok yüksek tansiyonlular koruyucu hap kullanmamalıdırlar. Hafif olan tansiyon yüksekliklerinde koruyucu hap alınabilir, fakat bu hapların östrojen dozları düşük olmalıdır. Bu kadınlar dikkatle uyarılmalı ve üç ayda bir tansiyonları kontrol edilmelidir.

Şeker hastalığı: Koruyucu haplar karbonhidrat metabolizmasını aksatabilir. Bu nedenle her gün insülin iğnesi yaptırmak zorunda olan şeker hastası kadınlar koruyucu hap kullanmamalıdırlar. Sadece diyetle şekerini idare edebilen kadınlar hap alabilirler. Bu kadınlar düşük doz östrojenli kontrol hapları almalı ve doktorları tarafından yılda bir ya da iki kez kontrol edilip, glikoz tolerans testiyle şekere tahammülleri ölçülmelidir.

Fibroid urlar: Östrojen, fibroid urların gelişmesini kamçılayabilir. Bu durumdaki bir kadın koruyucu haplarda direnirse, östrojeni en az olan haplar ya da minipill verilmelidir.

Koruyucu haplar bütün vücudu etkileyen güçlü ilaçlardır. Doğum kontrol haplarını değerlendirirken, bir kadın akıllıca bir karara varabilmek için bu hapların olumlu ve olumsuz yanlarını karşılaştırmalıdır. Koruyucu haplardan etkilenen bazı hastalıklar vardır, bu hastalıkları taşıyan kadınlar da bu hapların yapabileceği yan etkileri bilmelidirler. Bu hastalıklar, epilepsi yani sara, migren, şiddetli depresyon gibi ruhsal bozukluklardır. Bu hastalıkları çeken kadınların koruyucu hapları, östrojeni düşük olanlardan seçilmeli ve kendilerine bu hastalıkları artarsa hapı kesmeleri gerektiği bildirilmelidir. Şiddetli astımı olan kadınlar, vücutta su birikimi akciğerleri olumsuz yönde etkileyebileceği için bu hapları almasalar daha iyi ederler. Otuz beşin üzerinde olup da çok sigara içen kadınlar, kalp dolaşım sorunlarındaki önemli artış nedeniyle, değişik bir korunma yöntemi uygulamalıdırlar. Varisli kadınlar doğum kontrol hapı alabilirler, fakat bir kan pıhtısının yaptığı tıkanıklığı bildiren bacak ağrılarına karşı özellikle uyanık olmalıdırlar. Orak hücreli kansızlık, emziklilik de hapı kesmeyi gerektirir.