Bakirelik Kızlık Zarı ve Çeşitleri
Tarihsel gelişim içinde kadın-erkek arasındaki toplumsal eşitsizlik toplumsal yaşantının temel kuramlarından biri olma niteliğini günümüze kadar sürdürmüştür. Bu toplumsal eşitsizlikte bazılarının yaptığı gibi sadece erkekleri suçlamak doğru olmaz. Bu eşitsizliğin temelinde kadın ile erkeğin cinselliğinin ve cinsel organlarının değişik oluşu yatmaktadır. Özellikle kadının doğurgan oluşu onu eve bağlamıştır. Pek çok toplumda, bizde özellikle kırsal kesimde olduğu gibi kadının değeri doğurganlığıyla ölçülmüş ve çeşitli değer yargıları oluşmuştur.
Bizim toplumumuzda bakirelik ve dolayısıyla kızlık zarının zifaf gecesi yırtılıp kan akması olayına dikkatler çekilmiştir. Bence, cinsellikle ilgili toplum yargılarına tıbbi seksoloji açısından baktığımızda onları olduğu gibi kabul etmek en uygun davranıştır. Kanımca, toplumlar cinsel değer yargılarını zaman içerisinde kendileri yaratırlar. Bu değer yargılan hakkında fikir yürütmek, değişik aşamalardan geçmiş şu veya bu toplumla kıyaslamak tıbbi seksoloji açısından, doğru olmaz. Özellikle çok aynı bir gelişim göstermiş toplumlardan cinsellikle ilgili kitaplardan çalakalem yapılmış tercümeler insanımızın, hele gençlerin aklını daha çok karıştırmıştır. Toplumumuzda bugün pek çok genç kız erkeklerden daha fazla bu konu üzerinde hassasiyet göstermekte, çeşitli gereksiz endişelerle mücadele ederek ruhsal sarsıntılar geçirmektedir.
Kızlık zarı (hymen) vajina mukozasının devamından ve dölyolu (hazne) ağzında bir kıvrıntı meydana getirmesinden oluşmuş bir zardır. Kızlık zan her kadında vardır. Hiç yokmuş gibi görünen kadınlarda bile çok dar ve ince bir zar bulunur. Kızlık zarının çeşitli şekilleri vardır. Kızlık zarının ortasında çeşitli büyüklüklerde adet kanının akmasına yarayan delik ve delikçikler vardır. Çok seyrek olarak bu zarda hiç delik olmayabilir ve zar dölyolunu bütünüyle kapayabilir. Bu durum kızın ilk adet gördüğünde, adet kanının dışarıya akmaması sonucu birtakım klinik şikâyetlerin ortaya çıkması sonucu genellikle tespit edilir. Tedavisi çok basittir, ufak bir kesik ile zar açılır.
Normalde ilk cinsel birleşmede kızlık zarının yırtılıp kanaması beklenir. Fakat bazı zarların deliği oldukça büyüktür. Penis yırtılmaya neden olmadan girip çıkabilir, öte yandan günümüzde kullanılan adet tamponları da kızlık zarının yırtılmasına neden olabilir. Mastürbasyon esnasında orgazma ulaşırken kadın fark etmeden kendi zarını yırtabilir. Yırtık bir zar kendiliğinden eski haline gelmez.
Kızlık zarlarını görünüş sıklığına göre, sık ve seyrek görülen şekiller olarak ikiye ayırabiliriz.
Sık görülen kızlık zarları
- Halka şeklindeki kızlık zarı: Dölyolu ağzını muntazam bir şekilde daraltan, ortasında yuvarlak bir deliği olan zar türü. Bu, en sık rastlanan çeşididir.
- Yarım ay biçimindeki kızlık zar: Adeta bir yarım ay görünümündedir. Oldukça sık görülür.
-Dudak şeklindeki kızlık zarı: Ortasında yukarıdan aşağıya dar bir yarıkk bulunan bir kızlık zarıdır.
Seyrek görülen kızlık zarları
-Deliksiz kızlık zarı: Dölyolunun ağzını tümüyle kaplar. Deliği yoktur.
- Kalbur zar: Bu tür kızlık zan oldukça nadirdir. Zar üzerinde genişlikleri değişik boyda delikler bulunur.
-Köprülü kızlık zarı: Bu tür kızlık zarında iki büyük delik vardır. Bu iki deliğin ortasında adeta bir köprüyü andıran bir mukoza uzantısı bulunur.
Kızlık Zarının Esnekliği
Bazı kızlık zarları çok kalın ve sert olur ve cinsel birleşmeye müsaade etmezler. Bunun tedavisi jinekolojik müdahale ile olur. Bazıları ise adeta lastik gibi genişleyerek penisin geçmesine müsaade eder ve cinsel birleşmede yırtılmazlar. Günümüzde ameliyat teknikleri kazara yırtılmış kızlık zarlarının dikilerek onarılmasına olanak vermektedir.

Son yorumlar
6 gün 10 saat önce
3 hafta 1 gün önce
6 hafta 1 gün önce
10 hafta 2 gün önce
10 hafta 2 gün önce
15 hafta 1 gün önce
15 hafta 3 gün önce
15 hafta 4 gün önce
16 hafta 11 saat önce
17 hafta 1 gün önce