Adet Kanamaları

Kategorisi

adet kanaması

İlk kil levhalardan beri tüm tarihsel belgeler adet kanamasına ilişkin sayısız efsane ve boş inançla doludur. Adet gören kadın bir yandan tecrit edilmiş, yalnız bırakılmış, dokunulmaması gereken kirli bir varlık diye damgalanmıştır; bir yandan da bir nükleer bombadan daha büyük güçlere sahip olduğu sanılmıştır. Hıristiyanlık tarihinin başlarında yazılan Pliny'nin Doğa Tarihi adlı eserinden bir alıntı yapalım:

"Adet gören kadının bir dokunuşu şarabı sirke yaptı, ekini kavurdu, fideleri soldurdu, bahçeleri harap etti, ağaçların mey-valarını döktü, aynaları kararttı, usturaları körletti, demir ve pirinci (özellikle ayın küçüldüğü dönemde) paslandırdı, arıları ya öldürdü ya da kovanlarından uzaklaştırdı, kısrakların düşük yapmasına yol açtı..." (vb.)

Neyse ki artık ilk adetlerini bekleyen genç kızların biraz daha doğru bilgilendirilmesi yönünde oldukça yol alındı. Ama önümüzde hâlâ uzun bir yol var. Günümüzde pek çok ana-baba kızlarını adet kanamasına hazırlama konusunda son derece başarısızlar. Çok doğal ve güzel bir olay olarak karşılanması gerekirken, ilk adet kanaması sarsıcı bir deney haline gelebiliyor. Özellikle cinsel olgunlaşma bakımından yaşıtlarından önce gelen bir kız için doğru bu. Akıllı bir anne tarafından yol gösterilmemişse, dokuz yaşında bir kız çocuğu ilk adetine duygusal bakımdan ne ölçüde hazır olabilir?
Artık kızınızın zamanla herşeyi öğrenmesini beklemek yetmemektedir. Ona bilgi vermenizin zamanı gelmiştir, çünkü ortalama iki adet görme yaşı giderek düşmektedir.

Kızların çoğu kaç yaşında adet görmeye başlarlar?
Bazı kızlar, annelerinin gördüğü yaşta adet görmeye başlarlar. Ancak istatistiklere göre ortalama iki adet yaşı son yüzyılda beslenme ve yaşama koşullarındaki düzelmeye bağlı olarak giderek düşmektedir. 100 yıl önce ABD'de adetlerin ortala başlangıç yaşı 14'tü. Bugün 12 buçuktur ve ilerleyen yıllarda 12 olması beklenmektedir.
Bununla birlikte, istatistikler her kızın kendi biyolojik takvimine göre faaliyet gösterdiğini dikkate almaz. Dokuz yaşla onaltı yaş arası normaldir. Genç kızların yüzde 5'i de ilk adetlerini onaltı ile onsekiz yaşları arasında, hatta bazen daha geç göreceklerdir.

Dokuz yaşından önce adet gören bir kız anormal midir?
Öyle olması gerekmez. Gerçek erken ergenlik (prekoks puberte) olayı oldukça çok sayıda görülür. Bilinmeyen bir nedenle bu kızların hipotalamus, hipofiz ve yumurtalık faaliyetleri zamanından önce başlar. Bir başka deyişle, cinsel olgunlaşma erken başlar- bunun dışında, bu kızlar tümüyle normaldir.
Nadiren dört yaşında adet gören, beş yaşında yumurta salıveren ve altı yaşında bir bebek sahibi olarak manşetlere geçen kız çocuklar vardır. Bunun da çok erken olduğunu düşünüyorsanız, iki yaşından önce gerçekleşmiş gerçek erken ergenlik vakalarına rastlandığını bilmelisiniz.

Erken 'adet görme' daima erken ergenlik belirtisi midir?
Ne yazık ki, hayır. Küçük bir kızda erken meme gelişmesi ve periyodik vaginal kanama, aslında organik bir hastalık belirtisi olabilir. Erken normal gelişme ile erken anormal gelişme arasında ayırım yapmak bazen güç olabilir. Özellikle kız çocuk ilk adet için normal sayılabilecek yaşa oldukça yakınsa, ayırım daha da zordur, insan beş yaşındaki kız çocukla karşılaştırınca dokuz yaşındaki kız çocukta endokrin (iç salgı bezlerine ait) bir sorundan daha az kuşkulanacaktır. Şu kadarını söyleyelim ki, kanamanın normal olup olmadığı konusunda herhangi bir kuşku ya da sorununuz varsa, çocuk doktora gösterilmelidir.

Ya ilk adetin gecikmesi?
Anneleri en çatık kaşlı yapan olay, kızlarının belirgin biçimde yaşıtlarının gerisinde kalmasıdır. Genç kız ondört yaşına bastığında, annesi kızının şimdiye kadar adet görmüş olması gerektiğini düşünür. Anne öylesine tedirgindir ki, kızında fiziksel bir bozukluk olmasından bile kuşkulanabilir. Böyle durumlarda, konuyu profesyonel ellere terketmek genç kız için de çok yararlı olur. Anlayışlı bir doktorun yapacağı inceleme çoğu zaman genç kızın gelişmesinin normal ama daha yavaş olduğunu gösterecektir. Öndört, onbeş yaşlarında memelerde biraz gelişme ve başka bazı östrojen uyarısı belirtileri olması gerekir. Doğuştan kusur ve gelişim bozuklukları olup olmadığını anlamak için jinekolojik muayene yapılması da gereklidir. Kapalı bir himen (kızlık zarı) ya da daha ciddi bazı kusurlar adet görememekten (amenore) sorumlu olabilir. Her şey normalse genç kız altı ay sonra yeniden muayene edilmelidir. Adetler hâlâ başlamamışsa progesteron testi yapılması gerekir.

Progesteron testi nedir?
Bu test adetlerin başlamasını sağlayan unsurların var olup olmadığını anlamaya yarayan çok basit ve pratik bir testtir. Bir başka deyişle, bu genç kızın çalışan ve sağlıklı bir hipofiz bezi var mıdır? Genç kızın hormon uyarısına cevap veren bir rahimi var mıdır? Bütün bu soruların yanıtı olumluysa, bir kerelik zerkle ya da beş gün süreyle ağızdan alınan haplarla verilen progesteron birkaç gün içinde rahim kanamasına yol açacaktır. Testin böyle pozitif çıkması, yakında adetlerin kendiliğinden başlayacağı anlamına gelir. Progesteron verilmesine rağmen rahim kanamasının olmaması, hipofizde, yumurtalıklarda ya da rahimde bir bozukluk olduğu anlamına gelir. Bu durumda daha derin araştırmalar yapılması gerekir.

Adetlerin başlaması başka hangi etkenlerle gecikir?
Birkaç etkenle. Örneğin beslenme, normal gelişmede en önemli faktörlerden biridir. İkinci Dünya Savaşı sırasında Avrupa'da kronik beslenme yetersizliğiyle karşı karşıya kalan genç kızlarda büyük ölçüde cinsel gerilik görüldü. Amerika'da duygusal sorunlar, sinir hastalıkları ve bazı kronik hastalıkların hepsi ilk adetin gecikmesinde etkili olan etkenlerdir.

İlk adet yaşı ile menopoz yaşı arasında bir bağ var mıdır?
Hayır. Menopozda da annenizin yolundan gitmeniz olabilir, ama her geçen gün daha çok sayıda kadın daha geç menopoza girmektedir. Günümüzde adetlerin sona erdiği oranlama yaş yaklaşık ellidir.

Ne kadar arayla adet görülmelidir?

Gerçi çoğu kadın yirmibeş-otuz günde bir adet görür, ama yirmibirle otuzbeş gün arası normal sınırlar içinde sayılır. Ama ister yirmibir günde bir adet görün, ister adetlerinizin arası daha uzun olsun, adetler arasındaki bu zaman aralığından daha önemlisi önceden tahmin edilebilen bir ritim oluşmasıdır. Çoğu kadınlarda genellikle ilk adetten üç yıl sonra bu ritim yerleşir. Böylece düzenli ritminizdeki her önemli değişiklik, özellikle adet aralarının yirmibir günle otuz beş gün arasındaki normal sınırların dışında olmaya başlaması, bir adet düzensizliğini gösteriyor olabilir.

Adet ritminizi nasıl hesaplarsınız?
Çoğunuz bunun basit olduğunu düşünürsünüz- oysa bu konuda çok karışıklıklar vardır! Adet ritminiz bir adetin ilk gününden sonraki adetin ilk gününe kadar (bu ilk gün dahil edilmeksizin) hesaplanır. Örneğin adetiniz 1 ekimde başlıyorsa bir sonraki adetiniz de 28 ekimde başlıyorsa ritminiz yirmiyedi gündür. Adet siklusunuzun ilk günü, bir damla bile olsa adet kanını ilk gördüğünüz gündür. Bir başka deyişle, gerçek kanamadan hemen önce gelen her leke, adet siklusunuzun uzunluğu bulunurken hesaba katılmalıdır.

Bir ayda iki adet görmek normal midir?
Normal olabilir. Ortalama yirmisekiz günlük ritmi olanlarınızın bir adeti 2 martta başlarsa, izleyen adetin 30 martta başlaması doğaldır; bir takvim ayında iki adet görmüş olursunuz ve sizin durumunuzda bu çok normal olur.

Adetleriniz ne kadar sürmeli?
Ortalama üç-beş gün sürer, ama birçok kadın sekiz gün sürekli adet ..görürken, bazılarının kanaması iki günde kesilir. Aydan aya adet sürenizin hafifçe değişmesi de normaldir.

Ne kadar kan kaybedilir?
Düşündüğünüzden çok daha az. Yapılan bir araştırmada bir grup kadının birkaç ay boyunca kaybettikleri tüm adet kanları son damlasına kadar toplandı. Her adetten sonra kullandıkları tüm tampon ve bezleri, kimyasal tahlillerle içerdiği demir miktarını tespit eden bir araştırma ekibine verdiler. Sonuçlar nasıldı? Kadınların çoğu her adette 50-175 santimetreküp (yaklaşık 3-9 yemek kaşığı) kan kaybediyordu ve ortalama 6 kaşıktan daha az kan kaybediliyordu. Bu nedenle her adette 12 kaşıktan (bir çay fincanından) fazla kan kaybettiğinizden emin-seniz, bir doktora görünmenizde yarar vardır. Adet sırasında kan kaybını arttıran birçok neden vardır.

Neden bazı adetlerde ötekilerden daha çok kanama olur?
Bazı kadınların inançlarının tersine, rahim boşluğu iki adet arasından kan 'depo' etmez. Ne kadar kanamanız olduğu, duygusal etkiler ya da organik hastalıklar gibi etkenler yanında, kısmen atılacak endometrium dokusunun miktarı tarafından belirlenmektedir. Kural olarak endometrium dokusu ne kadar kalınsa, adet kanaması o kadar çok olacak ve o kadar uzun sürecektir. Bu nedenle, iki adet arasındaki süre nasıl zaman zaman değişebiliyorsa, kanama miktarı da değişebilir. Doğum kontrol hapları kullanan kadınların adet kanamaları çok az olabilmektedir. Bunun nedeni bu ilaçların rahim iç örtüsünü önemli ölçüde inceltmesidir.

Adet kanı neden pıhtılaşmaz?
Çünkü rahim boşluğundayken pıhtılaşmıştır ve aynı kan iki kez pıhtılaşamaz. Pıhtılaşmış bu kan servikal kanaldan vaginaya geçmeden önce, rahim boşluğundaki bazı enzimler pıhtıları çözer ve kanı yeniden sulandırır. Bu nedenle, vaginaya, oradan da tampon ya da bezinize akan kan aslında serumdur, yani kanın artık pıhtılaşamayacak yeniden sulandırılmış kısmıdır.

Peki bazen neden pıhtı çıkar?
Bu, günümüzde klinik ve laboratuar incelemelerinde gözlenen bir konudur. Nedeni kısmen kanama miktarına ilişkin olabilir. Kanama ne kadar çok olursa, pıhtı çıkma olasılığı o kadar artar. Kanamanız çok fazlaysa, kanın bir kısmının bozulmadan hızla vaginaya kaçıp orada pıhtılaşabileceğini düşünebiliriz. Bir başka deyişle, bu kan nispeten yavaş olan pıhtılaşma ve sonra yeniden sulandırılma işleminden geçecek kadar uzun süre rahim boşluğunda kalamamıştır. Bu nedenle, pıhtı çıkması mutlaka anormal bir olay değildir. Bazılarınız aniden ılık bir kan ve pıhtı boşaldığını hatırlayacaksınız. Bazılarınız da en büyük pıhtıların, aniden durum değiştirince çıktığını gözlemişsinizdir. Bir süre yatıp, sonra aniden kalktıysanız bu olay kolayca gerçekleşebilir. Yatarken rahim boşluğunda pıhtılaşamamış olan kan vaginada toplanıp orada pıhtılaşır. Sonra ne olur? Ayağa kalkınca pıhtı dışarı çıkar!

Adet akıntısı nelerden oluşur?
Esas olarak kan, hücre kalıntısı ve müküs (sümüksü madde). Kaybettiğiniz kan (birkaç pıhtı parçası dışında) hemen tümüyle serumdur. Hücre kalıntıları rahim boşluğundan atılan rahim iç örtüsünün kalıntılarıdır. Müküs (sümüksü madde) ise servikal kanaldaki bezlerin salgısıdır.

Adet kanının özel kokusu nereden kaynaklanır?
Eğer rahim boşluğuna ulaşıp, adet akıntısını vaginaya akmadan dışarı çıkarabilseydiniz, koku olmazdı. Adet kanının özel kokusu, vagina bakterilerinin kan öğeleri üzerindeki etkilerinden kaynaklanır. Bu nedenle, kadın temizliğine ne denli dikkat ederse etsin bu kokudan tümüyle kurtulamaz. Yalnızca koku en aza indirilebilir.

Her ay adet görmeniz, yumurtalıklarınızın düzenli yumurta salıverdiği (yumurtlama = ovulasyon) anlamına mı gelir?
Kesin olarak bu anlama gelmez. Tamamen normal de olsanız ovulasyonsuz (yumurtlamasız) siklusunuz olabilir. Adetleriniz düzenlidir, ama yumurtalıklarınız yumurta salıvermiyordun Bunun hangi aralarla gerçekleştiğini söylemek güç, ama yılda bir hatta iki ovulasyonsuz (yumurtlamasız) siklus hiç de anormal bir durum değildir.